+ Konu Cevaplama Paneli
Sayfa 7 Toplam 7 Sayfadan BirinciBirinci ... 5 6 7
Toplam 64 adet sonuctan sayfa basi 61 ile 64 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Balık Çiftlikleri ve Çevreye Etkisi

  1. #61
    Yönetici Nail SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.572

    Standart

    "Balık çiftlikleri yabancıların oluyor"

    Balık çiftliklerini kapatan AB ülkelerinden Yunanistan, İtalya, İspanya ve Hollanda'nın, Türkiye kıyılarına yöneldikleri iddia ediliyor.
    24 Eylül 2007 / 00:03
    Reklam

    Foça'da kurulu balık çiftliklerinden 10'unun Yunanlı şirketlere geçtiğini öne sürüldü.

    Yarımada Çevre Platformu Dönem Sözcüsü Ümit Bora, balık çiftliklerini kapatan AB ülkelerinden Yunanistan, İtalya, İspanya ve Hollanda'nın, Türkiye kıyılarına yöneldiklerini iddia etti.

    Bora, AB ülkelerinin, Yunanistan başta olmak üzere kendi denizlerini kirlilikten korumak için, Türkiye'de kurulu balık çiftliklerini satın almaya başladıklarını, bölgede 10 yakın balık çiftliği ve kara tesisinin Yunanlı şirketlere geçtiğini öne sürdü.

    Yunanistan'da Aquakültür üretimi yapan şirketlerinin, Türkiye'nin gümrük mevzuatının boşluklarını öğrendiklerini ifade eden Bora, ''Yunanlı şirketler, yavru balıkları getirip bize satıyorlar. İki türlü kazanç elde ediyorlar'' dedi.

    Bora, Yunanistan'ın Türkiye'den geçen yıl ithal ettiği levrek tonajını yüzde 269 artırarak, 745 bin 368 kilogramdan, bu yılın ilk 8 ayında 2 milyon 747 bin 199 kilograma çıkarttığını söyledi.

    Ümit Bora, şu bilgiyi verdi: 'Platformumuzun görevlisi Hüseyin Yalçın kanalıyla, Türkiye'deki kıyılarda yapılan doğayı kirleten bu üretim konusunu, Avrupa ve dünya kamuoyuna taşımaya kararlıyız. Yalçın, Alman SDP Milletvekili, Türk iş adamı Vural Öğer'e konuyla ilgili bir dosya sundu. Balık çiftliklerimizi alan Yunanlı komşularımız, 'Türkiye'ye gitmeyin. Gitseniz bile denizlerine giremezsiniz, vücutlarınız kirlilikten yanar, hastalığa yakalanırsınız' propagandasını yürütmeye başladığını tespit ettik. Yunanlı komşularımız bir taşla iki kuş vurmuş vaziyetteler. Hem denizlerdeki ekosistemimizi bozacaklar, hem de turizmimize darbe indirecekler. Her şey para değil.''

    -Açığa Çıkıyorlar-

    İzmir Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri ise İzmir'in Foça ilçesi, Dikili'nin Çandarlı beldesiyle Seferihisar ilçesinin Sığacık bölgesinde kurulu balık çiftliklerine Yunanlı bazı şirketlerin ortak olduğunu ama bu sayının ''abartılacak boyutta olmadığını'' söylediler. Yetkililer, Türkiye'nin levrek ve çipura üretiminde endüstriyel büyümeyi yakaladığını ifade ettiler.

    Levrek ve çipura üretimde Yunanistan'ın ardından Türkiye'nin ikinci sırada yer aldığını anlatan yetkililer, şu bilgiyi verdiler: ''Balık üretimi, balık yetiştiriciliği turizmciler ile sektör savaşı değildir. Balık, suyun en temiz olduğu yerde üretilir. İzmir'de bulunan 68 balık çiftliğinin büyük bir bölümü açıklara gitti. Balık çiftlikleri şimdi 40-50 metre derinliğe gidiyorlar. Eskiden 30 metre çapında dairesel üretim şimdi 150-200 bin yavru atılan çok geniş boyutlara ulaştı. Kıyıda, koylarda üretim yapan balık çiftliklerinin üretim maliyetleri açışından yaşaması mümkün değil. Kıyıda çipura, levrek üretiminin kilogram maliyeti 4,5 -5 YTL'dir. Üretim çıkışları, satışları da 5-6 YTL civarında. Tavukçuluk gibi, büyümezlerse, sığ alanlarda, kıyılarda, kenarlarda balıkçılık yapamazlar, yaparlarsa batarlar.''

    Denizlerdeki üretim 3'e katlanacak

    Su Ürünleri Derneği Başkanı ve Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Özden ise Türkiye'nin her sektörüne büyük yabancı sermaye girişinin olduğunu, aquakültür yetiştiriciliğine yabancı sermaye girişi olunca, bazı çevrelerin bunu çarpıttığını söyledi.

    Aquakültür üretiminin, tarım sektörünün en hızlı gelişen sektörü durumuna geldiğini anlatan Prof. Özden, dünya aquakültür üretiminin şu anda 50 milyon ton seviyelerinde bulunduğunu, 25-30 yıllık süreçte, üretim kapasitesinin 140 milyon ton seviyelerine çıkmasının beklendiğini bildirdi.

    Prof. Özden, balık üretim sektörüne yabancı sermayenin gelmesiyle teknolojinin gelişeceğini, yenileneceğini ifade ederek, şöyle dedi: ''Önümüzdeki yıllarda, denizlerdeki üretimin 3'e katlanması bekleniyor. Artan nüfus su ürünlerine olan ilgi artıracak. Böyle bir trend var. Türkiye, balık üretiminde coğrafi açıdan en uygun bölgelerin başında yer almaktadır. Yabancı sermaye ya küçük sermayeli işletmelere ortak oluyorlar, ya da işletmeleri alıp, teknolojilerini yenileyerek, üretim kapasitesini artırıyorlar. Türkiye'de yaklaşık 250 bin aile, direkt veya dolaylı yollardan balık üretimi ile istihdam ediliyor, geçimini sağlıyor.''

    KAYNAK
    İzmir
    1973

  2. #62
    Kıdemli Üye cem kaptan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    İZMİR
    Mesajlar
    612

    Standart Müjde beklenen yanıt geldi...

    30.08.2007 tarih ve 77926 sayılı internet dilekçeniz‏
    Kimden: seferihisarilce Tarim35 (seferihisarilcetarim35@hotmail.com)
    Bu göndereni tanımıyor olabilirsiniz. Güvenli olarak işaretle | Güvensiz olarak işaretle
    Gönderme tarihi: 02 Kasım 2007 Cuma 16:42:44
    Kime: cemfisherman@hotmail.com
    ilgili dilekçeniz gereği adı geçen kokar koyu ilçemiz sınırlarında olmayıp çeşme ilçesi sınırları dahilindedir.

    --------------------------------------------------------------------------------


    Vah vah çok üzüldüm.Siz kendinizi akıllı bizi de geri zekalı sanıyorsunuz herhalde...
    Cem ÇUHACIOĞLU
    07.08.1963
    B Rh +

  3. #63
    Super Moderator Ozan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Bulunduğu yer
    34
    Mesajlar
    515

    Standart

    yahu iyi haber yokmu?
    S.Ozan SARI
    İstanbul
    24/04/1977

  4. #64
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    29

    Standart

    selamlar ben su ürünleri balık yetiştiriciliği okuyorum ve bende bu sektörün içindeyim denizlerimizin kirlenmesinin tek sebebi kimyevi atıklar fabrika atıkları ve otel restoran cafe gibi yerlerin arıtma sistemi kullanmaksızın bütün pisliğini denize bırakması sebep olmaktadır
    şöyle düşünün denizde yaşayan bir canlı balık ve balıklar yiyecek yem yer peki bu yenen yem balığa zarar vermiyorsa denize nasıl zarar verebilir organik bir besin çünkü bu bakın fazla yemi hiçbir çiftlik kullanmaz az yemide öyle çünkü bakın denizi kirletiyor dediğiniz yem bir su ürünleri çiftliğinin senelik yaptığı masrafın yaklaşık %70 ini kapsamaktadır düşünün hangi salak parasını boş yere denize döker kafeslerde yemlemeler rastgele yapılmıyor yem hesaplanarak verilir balıklara ne fazla ne eksik ben gözümle canlı şahidim

+ Konu Cevaplama Paneli

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok