PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tekne Tutması...


Mavi Ege
21-06-2007, 09:35 PM
Benim derdim tekne tutması...Tekne ile balığa çıktığımda, bir müddet sonra yem takamıyacak duruma geliyorum...Bir sefer istifrağ ettiğimde kendime geliyor, hiç bir şey olmamış gibi balık avlamaya devam ediyorum..Özellikle bu gece avında daha çok oluyor..Birde ölü dalga dediğimiz solugan olunca...Ama ben bu sorunumdan kurtulmak için azmettim ve yeneceğim..Arkadaşlarım bana değişik çareler söyledi.. Çeşitli ilaç tavsiyelerinde bulundular...Burada çok tecrübeli arkadaşlarım ve ağabeylerim var sanırım bana bir tavsiyede bulunurlar..Bazı topiklerde dikkatimi çekti...Mehmet Pekmezci kardeşimde benim gibi bu konuda dertli.:D:D:D Allah yardımcımız olsun..

cem kaptan
21-06-2007, 10:03 PM
Sevgili Erhan kardeşim, aşağıda ki yazı biraz olsun seni aydınlatacaktır sanırım.
BAŞ DÖNMESİ ve ARAÇ TUTMASI

VERTİGO NEDİR?

Bazı insanlar denge problemlerini baş dönmesi olarak nitelendirirler. Çevrenin dönmediği bu denge bozukluğu bazen iç kulağa bağlı bir problemden dolayı ortaya çıkar. Bazı insanlar ise denge sağlamaktaki zorluklarını vertigo kelimesiyle açıklarlar. Bu kelime latince "dönmek" fiilinden gelmektedir. Sıklıkla kendilerinin veya çevrenin döndüğünü söylerler. Vertigo çoğunlukla iç kulak probleminden kaynaklanır.



HAREKET HASTALIĞI VE DENİZ TUTMASI NEDİR?

Bazı insanlar uçağa bindiklerinde veya arabada bulantı hissederler, hatta bazen kusarlar. Bu duruma taşıt tutması denilir. Bir çok insan bu rahatsızlığı gemiye bindiği zaman çeker bu yüzden aynı olay olmasına rağmen buna deniz tutması denir. Deniz tutması sadece ufak bir rahatsızlıktır. Bunun dışında herhangi bir tıbbi bozukluğun ifadesi değildir. Ancak bazen yolcular bu rahatsızlıktan dolayı çok kısıtlanabilirler. Çok az bir kısmında da bu rahatsızlık yolculuk bitse dahi birkaç gün daha sürmektedir.



DENGE SİSTEMİNİN ANATOMİSİ

Baş dönmesi (Dizzines, vertigo) ve taşıt tutması denge sistemi ile ilgilidir. Uzay araştırmacıları bu duyguya uzaysal oriantasyon demektedirler. Denge sistemi iç kulaktadır ve beyine vücudun uzay içinde nerede olduğunu, pozisyonunun yönü, hangi yönde hareket ettiği ve dönüyor mu yoksa sakin durumda mı olduğunu bildirir. Denge duygunuz sinir sisteminin aşağıda belirtilen bölümleri arasındaki kompleks ilişkilerle sağlanmaktadır.

1. İç kulak (labirent) hareketin yönünü yani dönüp dönmediğini, ileri veya geri, bir yandan diğer yana ve yukarı veya aşağıya doğru olduğunu belirler.

2. Gözler vücudun uzay içindeki yerini (baş aşağı vs.) ve hareketin yönünü belirler.

3. Eklemlerde ve omurgada bulunan basınç reseptörleri vücudun hangi parçasının aşağıda olduğunu ve neresinin yere değdiğini belirler.

4. Kaslardaki ve eklemlerdeki algılama reseptörleri vücudun hangi parçasının hareket ettiğini belirler.

5. Merkezi sinir sistemi (beyin ve omurilik) daha önceki dört sistemden gelen uyarıları işler ve sonuçta koordinasyonu sağlanmış bir algılama ortaya çıkar.

Taşıt tutmasının bulguları ve baş dönmesi, merkezi sinir sistemine diğer dört sistemden birbirine zıt mesajlar geldiğinde ortaya çıkmaktadır. Örnek olarak fırtınalı bir günde uçağa bindiğinizi düşünün ve uçağınız hava akımlarından dolayı sallanmaktadır. Fakat gözleriniz bu hareketi algılamamaktadır. Çünkü bütün gördüğünüz uçağın içidir. Bunun sonucunda beyniniz birbiriyle uyuşmayan mesajlar almaktadır. Sizi bundan dolayı uçak tutabilir. Gerçek bir tıbbi örnek vermek gerekirse bir darbeden dolayı yalnızca bir taraftaki iç kulağınızın hasarlandığını düşünün. Hasarlı iç kulak normal iç kulakla aynı mesajları göndermez. Bu beyine dönme eylemiyle ilgili yanlış bilgi verir. Kişi vertigodan veya dönüyormuş hissinden şikayetçi olabilir. Bazen bulantı da görülür.



HANGİ TIBBİ RAHATSIZLIKLAR BAŞ DÖNMESİNE NEDEN OLUR?

1.Dolaşım: Dolaşım bozuklukları baş dönmesinin en sık nedenleri arasındadır. Eğer beyniniz yeterince kan almazsa başınız dönmeye başlar. Hemen hemen herkes yatarken aniden ayağa kalktığında birkaç defa hissetmiştir, ancak bazı insanlar sık veya kronik nedenlerden ötürü baş dönmesi şikayetlerinde bulunurlar. Bu arterioskleroz (damar sertliği) dan dolayı olur. Bu rahatsızlık çoğunlukla yüksek tansiyon hastalarında, şeker hastalarında ve kan yağları yüksek olanlarda görülür. Bazen de kalp fonksiyonları yetersiz olanlarda veya kansızlık şikayeti olanlarda rastlanır. Bazı ilaçlar özellikle nikotin ve kafein beyne giden kan akımını azaltır. Diyetteki çok miktarda tuz da kan akımının azalmasına neden olur. Bazen dolaşımında strese, sinirlenmeye veya gerginliğe bağlı olarak bazı bozukluklar olabilir. Eğer iç, kulak yeterince kan alamazsa daha özel bir baş dönmesi durumu olan vertigo ortaya çıkar. İç kulak kan dolaşımındaki değişikliklere çok hassastır. Bu yüzden beyin için bahsedilen zayıf kan dolaşımı durumlarının hepsi iç kulak için de geçerlidir.

2.Yaralanma: Kafatasında meydana gelen, iç kulağı da zedeleyen bir kırık sonrasında aşırı,kısıtlayıcı bir vertigoyla birlikte bulantı ve işitme kaybı gelişir. Baş dönmesi birkaç hafta sürer. Bu süre içinde normal taraf yavaş yavaş karşı tarafın fonksiyonlarını üstlenir.

3.Enfeksiyon: Virüslerden örneğin soğuk algınlığına neden olanlar iç kulağı ve onun beyinle olan sinir bağlantılarını etkileyebilirler. Bu kötü bir vertigoya neden olurken işitme genellikle etkilenmez. Buna rağmen bakteriler sonucunda oluşan enfeksiyonlarda hem denge hem de işitme fonksiyonlarının bozulmasına neden olur. Baş dönmesinin şiddeti ve iyileşme zamanı kırıklarda olduğu gibidir.

4.Allerji: Bazı insanlar allerjik oldukları besinlerle veya havadaki parçacıklarla karşılaştıklarında baş dönmesi veya vertigo ile karşılaşabilirler.

5.Nörolojik hastalıklar: Multipl Skleroz, sifiliz, tümör gibi sinir sistemini etkileyen hastalıklar dengenin bozulmasına neden olur.



ARAÇ TUTMASINA KARŞI NE YAPABİLİRİM?

1. Her zaman vücudunuzun hareketinin iç kulağınız ve gözleriniz tarafından aynı şekilde algılanabileceği bir yerde oturun. Örnek olarak arabanın ön tarafında oturup uzak manzaralara bakabilirsiniz veya geminin güvertesi ne çıkıp ufku izleyebilirsiniz yada uçakta cam kenarında oturup dışarıyı seyredebilirsiniz. Uçak yolculukların da hareketin en az olduğu kanat üstüne denk gelen koltukları tercih edin.

2. Eğer araba sizi tutuyorsa kitap okumayın yada zıt yöndeki koltuklara oturmayın.

3. Araç tutması olan bir başka yolcuyla konuşmayın veya onu izlemeyin.

4. Yolculuktan hemen önce yada yolculuk sırasında keskin kokulardan, baharatlı ve yağlı yiyeceklerden uzak durun. Araştırmalar halk arasında yaygın olarak kullanılan formüllerin etkinliğini bilimsel olarak kanıtlayamamıştır.

5. Doktorunuz tarafından tavsiye edilen ilaçlardan birini yolculuğunuzdan önce alın. Bu ilaçlardan bazıları reçetesiz olarak da satın alınabilir. Sakinleştirici veya sinir sistemini etkileyen ilaçlar için doktorunuzun reçetesi gerekir. Bazıları hap veya fitil şeklindedir bazıları ise kulak arkasına yapıştırılabilen bantlar şeklindedir.

Şunu hatırlayın: Baş dönmesi ve araç tutması olaylarının büyük çoğunluğu hafiftir ve kişi bunu kendi kendine tedavi edebilir. Ancak ağır veya giderek daha da ağırlaşan vakalar Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından takip edilmelidir.



BAŞ DÖNMESİ İÇİN NE YAPILABİLİR?

Doktorunuz baş dönmesini tarif etmenizi isteyecektir. Bunun bir göz kararması mı yoksa bir hareket hissi mi olduğunu, ne kadar sürdüğünü, işitme kaybı veya bulantı ve kusma olup olmadığını soracaktır. Hangi durumların baş dönmesi oluşturduğu da sorulabilir. Genel durumunuz, ilaç alıp almadığınız, kafa travması, son zamanlarda geçirilmiş bir enfeksiyon, ve

kulağınızla, sinir sisteminizle ilgili birçok soruya cevap vermek durumunda olabilirsiniz. Doktorunuz kulağınızı, burnunuzu ve boğazınızı muayene ettikten sonra sinir sistemiyle ilgili bazı testler yapacaktır. İç kulak hem işitme hem de dengeyle ilgili olduğu için dengedeki bir bozukluk işitmeyi de etkileyecek veya bunun tersi olacaktır. Bu nedenle işitme testi gerekebilir. Bazı durumlarda kafanızın röntgenini, tomografisini veya manyetik rezonans ile görüntülenmesini veya iç kulağınızı uyarmak için kullanılan sıcak veya soğuk sudan sonra göz hareketlerinizi izleyecek bir test (elektronistagmografi - ENG) isteyebilir. Bazı durumlarda da kalbinizin değerlendirilmesini veya bazı kan testlerini önerebilir. Her hasta için her test gerekmemektedir. Doktorunuzun kararı hangi testlerin gerekli olduğunu belirleyecektir. Benzer olarak önerilen tedavi de konulan teşhis ile ilişkili olacaktır.



BAŞ DÖNMESİNİ AZALTMAK İÇİN NE YAPABİLİRİM?

1.Ani pozisyon değişikliklerinden kaçının. Örnek olarak yatar durumdan aniden ayağa kalkmayın veya bir taraftan diğerine ani olarak dönmeyin.

2.Aşırı kafa hareketlerinden (özellikle yukarı bakmak) veya hızlı baş hareketlerinden kaçının.

3.Dolaşımı bozacak (nikotin, kafein ve tuz) ürünlerinin kullanımını azaltın.

4.Baş dönmenize neden olan stresten, sinirlilikten uzak durun ve allerjiniz olan maddelere maruz kalmamaya çalışın.

Baş dönmeniz olduğunda araba kullanmak tehlikeli alet kullanmak veya merdiven tırmanmak gibi zarar verebilecek aktivitelerden uzak durun.

http://www.kbb.org.tr/ sitesinden alıntıdır.
Saygılarımla,

Mehmet Pekmezci
21-06-2007, 10:56 PM
Öncelikle Cem abiye çok teşekkürler. Bu rahatsızlığın mekanizmasını çok güzel anlatmış bizlere.

Evet bende bu durumdan muzdaribim ve kimsenin keyfini kaçırmamak için kiralık tekne ile balığa çıkmam. Birçok şey denedim. İşe yaradığını bildiğim iki şey var. İlki zencefil kökü. Dalan ve gerçekten de bu işi iyi yapan bir dostum önermişti bunu bana. Kökü çiğniyorsunuz. Son derece doğal bir yöntem. Bunu denemedim. ikincisi ise "anti em" adlı bir ilaç. Kesin çözüm. Günde 4 taneye kadar rahatlıkla kullanabilirsiniz. Binmeden yarım saat önce almalısınız. Unutmayın deniz tuttuktan sonra ilaç almanın bir anlamı yoktur.

Dilerim kimse bu dertten muzdarip olmaz. Ben çok kez karaya vurmuşumdur bu yüzden :D:D:D

cem kaptan
22-06-2007, 09:33 AM
Öncelikle Cem abiye çok teşekkürler. Bu rahatsızlığın mekanizmasını çok güzel anlatmış bizlere.

Evet bende bu durumdan muzdaribim ve kimsenin keyfini kaçırmamak için kiralık tekne ile balığa çıkmam. Birçok şey denedim. İşe yaradığını bildiğim iki şey var. İlki zencefil kökü. Dalan ve gerçekten de bu işi iyi yapan bir dostum önermişti bunu bana. Kökü çiğniyorsunuz. Son derece doğal bir yöntem. Bunu denemedim. ikincisi ise "anti em" adlı bir ilaç. Kesin çözüm. Günde 4 taneye kadar rahatlıkla kullanabilirsiniz. Binmeden yarım saat önce almalısınız. Unutmayın deniz tuttuktan sonra ilaç almanın bir anlamı yoktur.

Dilerim kimse bu dertten muzdarip olmaz. Ben çok kez karaya vurmuşumdur bu yüzden :D:D:D

Anti-em, benim bacanağım da aynı ilacı kullanıyor ve faydasını görüyor. ilacını unuttuğu zaman atıveriyoruz denize :D, yalnız bacanağım doktoruna danıştıktan sonra bu ilacı kullanmaya başladı, sizlerde öyle yaparsanız daha faydalı olacağı inancındayım. Üstelik fiyatı da oldukça uygun, diğer pahalı örneklerinin yanında...Bulantınız başladığında ufuk çizgisine bakmanızı, başınızı bacaklarınız arasına alıp kapanmamanızı da öneriyor doktorlarımız.Saygılarımla,

Mehmet Pekmezci
22-06-2007, 09:40 AM
Anti-em, benim bacanağım da aynı ilacı kullanıyor ve faydasını görüyor. ilacını unuttuğu zaman atıveriyoruz denize :D, yalnız bacanağım doktoruna danıştıktan sonra bu ilacı kullanmaya başladı, sizlerde öyle yaparsanız daha faydalı olacağı inancındayım. Üstelik fiyatı da oldukça uygun, diğer pahalı örneklerinin yanında...Bulantınız başladığında ufuk çizgisine bakmanızı, başınızı bacaklarınız arasına alıp kapanmamanızı da öneriyor doktorlarımız.Saygılarımla,


Cem abi çok haklısın doktora danışmadan kullanılmamalı. Sonuçta her ilaç aslında bir zehirdir. Bu da unutulmamalı.

Doktorlar öyle diyorda abi yok hiç bişey kar etmiyor bir defa başladımı. Fakat her insan farklı tepki gösteriyor. Kimisi benim gibi haşat oluyor kimisi sadece uyuyor kimisi ise acıkıyor. Bundan kurtulmanın en iyi yolu çok sık denize çıkmak aslında. Vücut bir süre sonra buna alışıyor. Benim bir arkadaşım var seni manş denizindeki viski gemilerine göndermek lazım der hep. Viski dolu tekneler demirler ve o dalgalı denizde bir süre kalırlarmış. Viski karışsın diye:)

Mavi Ege
22-06-2007, 12:55 PM
Cem Bilgilendirmelerin için teşekkürler...Anti-em,i de sen tavsiye etmiştin..Henüz kullanmaya fırsatım olmadı...Benim sorunumun psikolojik olduğunu tahmin ediyorum..Bir defa istifrağ ettikten sonra hiçbir şeyim kalmıyor...Kendimi tuttuğum süre içinde bu sefer kendime işkence ediyorum..Sağolsun tekneleriyle çıktığım arkadaşlar durumumu bildikleri için anlayışlı oluyorlar..Tabii bu arada hiç birşey yememem de gerekiyor..

N@mık
22-06-2007, 01:57 PM
Tekne tutmak zordur arkadaşlar..;)

İyi pazarlık etmnek lazım:D:D:D:D

Nail SARI
26-04-2008, 05:03 PM
İnternette gezerken şöyle bir ürüne rastladım. Faydası olacağını düşünüyorum. Deniz tutması ve bulantı konusunda sıkıntı çekenler için denemeye değer.
Sea-Band isimli bir bileklik çıkmış. Bu bilekliği her iki bileğinize taktıktan 5 dakika sonra bulantı ve kusma hissi ortadan kalkıyormuş. Çoçuklar içinde modelleri varmış.
www.sasfarma.com.tr sitesinde ürünler altında inceleyebilirsiniz.

Şener Ergunsü
29-04-2008, 03:49 PM
Sevgili Arkadaşlarım çok güzel bir konuya parmak basmışsınız.DENİZ TUTMASI
Denize çıkan herkezin baş belası olan deniz tutmasının binbir çeşiti olur.Her ne kadar bilim ve tıp kitapları deniz tutması hakkında aydınlatıcı birsürü teorik bilgi sunmalarına karşın Ömrünün 45 senesini denizlerle boğuşarak geçirmiş bir ağbeyniz olarak benin de tecrübelerime dayanarak diyeceklerim olacaktır.Bir defa Deniz Tutması deyince akla ilk gelen istifra etmektir bu ise yanlış bir yaklaşımdır yazımın başında da belirttiğim gibi deniz tutmasının binbir çeşidi vardır.Mesela,deniz tutması her insanda farklı olur,kimisinin karnı acıkır,kimisi ağzına lokma koyamaz,kimisi gasyan eder,kimisi güler,kimisi kendini denize atmak ister,kimisi ölü gibi yatar günlerce yataktan kalkamaz,kimisi çok konuşur,çenesi açılır,kimisi hiç konuşmaz mahsunlaşır,saymakla bitiremiyeceğim kadar deniz tutmasına yaşamım boyunca tanık oldum.
İstanbulun Sahil kesimi Moda da büyümeme ve moda sporda yüzmeme rağmen Deniz Lisesi ve Harp okulunu bitirdikten sonra ilk gemiye çıkışımda dalgalı bir havada beni de deniz tuttu,felaket şekilde gasyan etmeye başladım halim kalmadı ,O zamana kadar başıma hiç böyle birşey gelmemişti.7 senelik Askeri öğrenciliğimiz esnasında Adaya Okulumuza giderken birçok defa Lodosa yakalanmış olmama rağmen beni hiç deniz tutmamıştı.
İçim dışıma çıkmış gemi komutanım, masuz benim yatmama izin vermemiş ve elime boya patlağı tutuşturarak oraya gasyan etmemi söylemişti.Bir müddet sonra Pasaporola askerine bir bardak deniz suyu doldurup köprü üstüne getirmesini emretti.Pasaporolanın getirdiği deniz suyunu içmemi söyledi ben bir bardak deniz suyunu içtikten sonra bir daha hayatım boyunca hiçbir gemide gasyan etmadim.Ancak deniz tutması bende Karnımı acıktırarak devam etti.Bende deniz tutmasını gasyan ederek yaşayan arkadaşlarıma bir bardak deniz suyu içmelerini tavsiye ederim.Ama gasyan etmeye başlayınca içsinker,yoksa bir işe yaramayabilir.:):)

Seddülbahir
05-05-2008, 10:40 AM
Benim derdim tekne tutması...Tekne ile balığa çıktığımda, bir müddet sonra yem takamıyacak duruma geliyorum...Bir sefer istifrağ ettiğimde kendime geliyor, hiç bir şey olmamış gibi balık avlamaya devam ediyorum..Özellikle bu gece avında daha çok oluyor..Birde ölü dalga dediğimiz solugan olunca...Ama ben bu sorunumdan kurtulmak için azmettim ve yeneceğim..Arkadaşlarım bana değişik çareler söyledi.. Çeşitli ilaç tavsiyelerinde bulundular...Burada çok tecrübeli arkadaşlarım ve ağabeylerim var sanırım bana bir tavsiyede bulunurlar..Bazı topiklerde dikkatimi çekti...Mehmet Pekmezci kardeşimde benim gibi bu konuda dertli.:D:D:D Allah yardımcımız olsun..

Merhaba,
Yukarda değerli büyüğüm Şener abimin tüm yazdıklarına katılıyorum.
Ben de gemilerde çalıştığım yıllarda, okyanusta veya Marmara'da çok sallantılı günler geçirdim. Gözlemler tamamıyle doğrudur :) :) ;)

Benim size iki önerim olacak:
1. Öncelikle kafanızı kesinlikle rahat tutun, canınızı sıkacak şeyler düşünmeyin. Moralinizin sağlam olduğu günler deniz tutmadığını göreceksiniz.
2. Karnınızın üzerine, nefes alışınızı çok da engellemeyecek şekilde, sıkıca bir kuşak bağlayın. Bu da eski bir denizci uygulamasıdır, her yerde duyamazsınız, haberiniz olsun ;) ;)

AKIN74
05-05-2008, 11:28 AM
Şener Albay'ım ve Serdar Abi paylaşım için teşekkürler...Serdar Abi bu 2. maddeyi de bende ilk defa duyuyorum, umarım şikayeti olanlara çözümde olur...:)