Mehmet Pekmezci
31-05-2007, 03:08 PM
Mırmır neredeyse tüm sularımızda yaşayan (Karadeniz hariç yanılmıyorsam) eti lezzetli, avcılığı zevkli bir balıktır.
Öncelikle burada aktaracağım bilgilerin tamamen kişisel deneyimlerimden ve tecrübelerimden, gözlemlerimden yola çıkılarak hazırlandığını belirtmekte fayda görüyorum. Bahsedeceğim avlanma şekli kullanılan takımlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir ve bu da gayet doğaldır.
Malumunuz üzere ben kıyıdan avlanıyorum.. Yayınlanan raporları izlediğinizde de aslında tekneden mırmır yakalanmasının çok fazla karşılaşılan bir durum olmadığını da belirtmek isterim. Bu nedenle anlatacaklarım tamamen kıyı avını kapsayacaktır.
Mırmır özellikle avı yapılan bir tür değildir. Sadece mırmır yakalayabilen bir takım yada teknik mevcut değildir. Bu yüzden anlatılacak olanlar genelde her balığın avı için kullanılabilir. Önemli olan mırmırn kendine has davranışlarını bilmek ve ona göre hareket etmektir.
Kulanılan iğneden (kancadan) bahsedelim ilk olarak. Ben sadece mırmır avında değil tüm takımlarımda aynı iğneyi kullanıyorum. Kısa pala çapraz ve bronz. Bunun nedeni çok basit. Gerek mırmır olsun gerekse mercan takımından diğer balıklar olsun özellikle belli bir boyun üzerinde olanları yemi bir bütün olarak yutma eğilimindedirler. Bu nedenle kısa pala iğneler balık tarafından kolaylıkla yutulur. Balık bunu çıkarmak istesede çok derine yuttuğu için iğne sadece damağa değil damağın daha iç bölgelerine takılacaktır. Bunun avantajı balığın çekerken kaçma riskini ortadan kaldırmasıdır. İğne biryerden kurtulsa diğer yere saplanacaktır. Elbette kullanılan yemde iğnenin uç kısmının dışarda bırakılmasının rolü büyüktür. Aşağıda benim kullandığım iğnelerin fotoğrafı verilmiştir.
http://img117.imageshack.us/img117/9255/ignend9.png (http://imageshack.us)
Kullanılan en verimli yem ise mamun (http://www.baliktayiz.com/forum/showpost.php?p=3120&postcount=1)dur. Mamun benim avlarımda tercih ettiğim en önemli yemdir. Bunun en önemli nedeni en az boru kurdu kadar albenisi olan bir yem olmasıdır. Her balık tarafından tercih edilmesi ve boru kurduna nazaran yem miktarı olarak daha ekonomik olmasıdır. Mamunun tercihen diri olması gerekir. Fakat ölü ama kokuşmamış mamunda kullanılabilir. Bu durum kıyıdan atış esnasında mamunun düşmesini kolaylaştıracaktır. Canlı iken dondurulmuş mamun da güvenle kullanılabilir. Mamun arka tarafından iğneye takılmalı, iğne gövde içinde hareket ettirilerek iğnenin palasının mamunun kuyruğunun içine girmesi sağlanmalıdır. Bu şekilde takılan bir mamun ne kadar sert atış yapılırsa yapılsın iğneden düşmeyecektir.
Mırmır yemi aldığında diğer balıkların aksine kıyıya doğru gitme eğilimindedir. Bu yüzden aslında yakalanması zor bir balıktır. Özellikle kasnakla atış yapılarak elde tutulan misina ile avcılık yapılıyorsa mırmır siz çılgına çevirebilir. Misinanız pat diye suya düşer ve siz hiç bir şey yapamazsınız. Böyle bir durumla karşılaşıldığında misinanın boşluğu çok yavaş olarak alınmalıdır. Eğer mırmır çok küçük değilse muhtemelen yakalanmıştır. Mırmırın bir sonraki hareketini beklemelisiniz. Siz misinanın boşluğunu aldıkça baskıyı hisseden mırmır bir kez daha öne gelecektir. İşte o anda balığı tartma fırsatınız doğacaktır. Eğer balığı hissederseniz ve iri bir balıksa asla paniğe kapılmayın. Çünkü mırmır genelde yemi yutar. Misinanıza çok fazla baskı vermezseniz çok rahatlıkla kıyıya alabilirsiniz. Zaten en önemli özelliği siz misinayı çektikçe iğneyi hisseden mırmırın size doğru yüzmesidir. Çoğu zaman balığın kaçtığını düşünürsünüz. Ama kıyıya birkaç metre kala atacağı kafa sizin dizlerinizin bağının çözülmesine yetecektir.
Kamışla avlanıyorsanız size önerim kamışlarınızın mümkün olduğunca eğik konumda olmasını sağlamanızdır. Kamışın yer ile yaptığı açı 30 ila 45 derece arasında olmalıdır. Bu yemlerinizin deniz tabanına yayılmasını sağlayacaktır. Unutmayınız ki mırmır deniz tabanında beslenen bir balıktır. Bunu belirttikten sonra esasen önemli olan konuya değinmek lazım. Nasıl bir takım kullanmalıyız?özel bir takım kullanmanıza gerek yoktur. Klasik üç köstekli dip oltası işinizi görecektir. Tek iğneli ve gezer kurşunlu (http://www.baliktayiz.com/forum/showpost.php?p=10297&postcount=12)takımlada avcılığı yapılsa da tek bir yem kullanılması ve bu yemin ufak balıklar tarafında çabucak alınması sebebiyle yorgunluğa sebebiyet verebilir. Ben iki köstekte tavsiye etmiyorum. Gözlemlerim mırmırın iki yemi aldıktan sonra genelde üçüncü köstekte yakalandığı yönünde. O yüzden en az üç köstekli bir takım öneriyorum. Burda en önemli nokta kurşunun ilk iğneye olan uzaklığıdır. Bu uzaklık 40cm den az olmamalıdır. Bu şekilde yapılan bir düzenek size iki avantaj sağlar. ilk olarak oltanızı çekerken zemine takılmasını büyük ölçüde engeller. En önemli avantajı ise kurşunla ilk iğne arasındaki mesafenin uzun olması sizin yeminizi tabana yatmasına sebebiyet verir. Bu durumda balık yemi alıp hareket ettirdiğinde kurşunla ilk iğne arasındaki mesafeden dolayı kurşun hemen hareket etmez. Ve balık kuşunu fark ettiğinde artık çok geçtir.
Kullanılacak kurşunun ağırlığı 50 gramdan az olmamalıdır. Kurşunun şeklinin nasıl olduğunun önemi yoktur. Yukarda da bahsettiğim gibi mırmrı kıyıya doğru hareket ettiğinden dolayı sizin tasmalama yapmaya fırsatınız olmaz. Hele kamışı dikmişseniz ve elinizde tutmuyorsanız bunu zaten hiç yapamazsınız. Bu tür durumlarda balığı esas yakalayan kurşunla ilk iğne arasındaki mesafe ve kurşunun ağırlığıdır.
Misinanız asla çok gergin olmamalıdır. Tabi bu durum rüzgarlı havalarda bir dejavantaj oluşturur. Misinanın rüzgarla hareketi kamışın ucunun hareket etmesine sabebiyet verirki bu sizi yanıltır. O yüzden rüzgarlı havalarda misinanızı gergin tutabilirsiniz. Oltanın ucundaki balığın mırmır olduğunu nasıl anlarsınız? Sadece mırmır ve sargoz yakalandığında hafif bir asılış yapar ve misinanız boşalır. Çuprada ya da lidaki de de misinanız bir miktar boşalır ama öncesinde çok sert bir asılış gelir. Bu sert tipte asılış ancak ufak mırmırlarda görülür. İri mırmır çok fazla sert asılmaz hatta çoğu zaman hiç asılmaz yada size ufak balık asılmış izlenimi verir.Peki nasıl anlayacağız? Eğer iri bir mırmrı oltanızn ucundaysa genelde yemi yutmuş olur. Ve iğneyi çıkarmakla meşguldür. Asla hareket etmeyebilir. Çoğu kişi kıyıya gelinceye kadar boş geldiğini sandığı oltanın ucunsda bir mırmır görünce şaşırmıştır. Bu mırmırın siz çektikçe kıyıya doğru yüzmesinden kaynaklanır. Aslında kamışın ucu hareket eder ama hava biraz rüzgarlıysa bunu göremezsiniz. Fakat sakin havalarda yemi yutmuş bir mırmırın kamışın ucunu çok kısa frekanslarla hareket ettirdiğini çok rahatlıkla görebilirsiniz. Mırmırınız oltanızın ucundadır ve artık size çekmek kalmıştır.
Mırmrı çekerken dikkat edilecek en önemli husus kalamadırkalamanız mutlaka ama mutlaka açık olmalıdır. Unutmayın iri bir mırmır kıyıya yaklaştığında çok mücadele eder. Size doğru aheste aheste teslim olmuş şekilde gelen balık birden çılgına döner ve tam aksi istikamete gitmeye çalışır. Eğer kalamanız açık değilse veya misinanızı çok sıkı tutuyorsanız 300 gramdan sonrası büyüklükteki bir mırmır ne kadar yemi yutmuş olursa olsun misinanızı koparacak kabiliyete ve güce sahiptir. İşte bu nedenle kalamanın önemi büyüktür. Bir diğer husus ise mırmırın kıyıya yaklaştıkça bir sağa bir sola ya da sabit bir yöne doğru gitme eğiliminde olmasıdır. Eğer yanınızda başka bir olta varsa ya da kayalık veya misinanınız takılabileceği bir engel varsa dikkatli olmanızı öneririm.
Sonuç olarak yakalamasından ve çekmesinden en fazla hazzı aldığım ve oltamın ucunda gördüğümde sevindiğim nadide bir balıktır benim için mırmır. Bulunduğumuz yer itibari ile bol bulunması bizleri şanslı kılıyor. Böylelikle bu güzel balıkla daha sık karşılaşabiliyoruz. Umarım bu anlattıklarımın bir nebze olsun faydasını görürsünüz. Benim için unutulmaz balıklardan biri olan bu güzel balığın bir fotoğrafı ile son vermek istiyorum. İnşallah sizlere daha irileri de denk gelir.
http://img167.imageshack.us/img167/7196/ak3jc6hg6.jpg (http://imageshack.us)
Öncelikle burada aktaracağım bilgilerin tamamen kişisel deneyimlerimden ve tecrübelerimden, gözlemlerimden yola çıkılarak hazırlandığını belirtmekte fayda görüyorum. Bahsedeceğim avlanma şekli kullanılan takımlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir ve bu da gayet doğaldır.
Malumunuz üzere ben kıyıdan avlanıyorum.. Yayınlanan raporları izlediğinizde de aslında tekneden mırmır yakalanmasının çok fazla karşılaşılan bir durum olmadığını da belirtmek isterim. Bu nedenle anlatacaklarım tamamen kıyı avını kapsayacaktır.
Mırmır özellikle avı yapılan bir tür değildir. Sadece mırmır yakalayabilen bir takım yada teknik mevcut değildir. Bu yüzden anlatılacak olanlar genelde her balığın avı için kullanılabilir. Önemli olan mırmırn kendine has davranışlarını bilmek ve ona göre hareket etmektir.
Kulanılan iğneden (kancadan) bahsedelim ilk olarak. Ben sadece mırmır avında değil tüm takımlarımda aynı iğneyi kullanıyorum. Kısa pala çapraz ve bronz. Bunun nedeni çok basit. Gerek mırmır olsun gerekse mercan takımından diğer balıklar olsun özellikle belli bir boyun üzerinde olanları yemi bir bütün olarak yutma eğilimindedirler. Bu nedenle kısa pala iğneler balık tarafından kolaylıkla yutulur. Balık bunu çıkarmak istesede çok derine yuttuğu için iğne sadece damağa değil damağın daha iç bölgelerine takılacaktır. Bunun avantajı balığın çekerken kaçma riskini ortadan kaldırmasıdır. İğne biryerden kurtulsa diğer yere saplanacaktır. Elbette kullanılan yemde iğnenin uç kısmının dışarda bırakılmasının rolü büyüktür. Aşağıda benim kullandığım iğnelerin fotoğrafı verilmiştir.
http://img117.imageshack.us/img117/9255/ignend9.png (http://imageshack.us)
Kullanılan en verimli yem ise mamun (http://www.baliktayiz.com/forum/showpost.php?p=3120&postcount=1)dur. Mamun benim avlarımda tercih ettiğim en önemli yemdir. Bunun en önemli nedeni en az boru kurdu kadar albenisi olan bir yem olmasıdır. Her balık tarafından tercih edilmesi ve boru kurduna nazaran yem miktarı olarak daha ekonomik olmasıdır. Mamunun tercihen diri olması gerekir. Fakat ölü ama kokuşmamış mamunda kullanılabilir. Bu durum kıyıdan atış esnasında mamunun düşmesini kolaylaştıracaktır. Canlı iken dondurulmuş mamun da güvenle kullanılabilir. Mamun arka tarafından iğneye takılmalı, iğne gövde içinde hareket ettirilerek iğnenin palasının mamunun kuyruğunun içine girmesi sağlanmalıdır. Bu şekilde takılan bir mamun ne kadar sert atış yapılırsa yapılsın iğneden düşmeyecektir.
Mırmır yemi aldığında diğer balıkların aksine kıyıya doğru gitme eğilimindedir. Bu yüzden aslında yakalanması zor bir balıktır. Özellikle kasnakla atış yapılarak elde tutulan misina ile avcılık yapılıyorsa mırmır siz çılgına çevirebilir. Misinanız pat diye suya düşer ve siz hiç bir şey yapamazsınız. Böyle bir durumla karşılaşıldığında misinanın boşluğu çok yavaş olarak alınmalıdır. Eğer mırmır çok küçük değilse muhtemelen yakalanmıştır. Mırmırın bir sonraki hareketini beklemelisiniz. Siz misinanın boşluğunu aldıkça baskıyı hisseden mırmır bir kez daha öne gelecektir. İşte o anda balığı tartma fırsatınız doğacaktır. Eğer balığı hissederseniz ve iri bir balıksa asla paniğe kapılmayın. Çünkü mırmır genelde yemi yutar. Misinanıza çok fazla baskı vermezseniz çok rahatlıkla kıyıya alabilirsiniz. Zaten en önemli özelliği siz misinayı çektikçe iğneyi hisseden mırmırın size doğru yüzmesidir. Çoğu zaman balığın kaçtığını düşünürsünüz. Ama kıyıya birkaç metre kala atacağı kafa sizin dizlerinizin bağının çözülmesine yetecektir.
Kamışla avlanıyorsanız size önerim kamışlarınızın mümkün olduğunca eğik konumda olmasını sağlamanızdır. Kamışın yer ile yaptığı açı 30 ila 45 derece arasında olmalıdır. Bu yemlerinizin deniz tabanına yayılmasını sağlayacaktır. Unutmayınız ki mırmır deniz tabanında beslenen bir balıktır. Bunu belirttikten sonra esasen önemli olan konuya değinmek lazım. Nasıl bir takım kullanmalıyız?özel bir takım kullanmanıza gerek yoktur. Klasik üç köstekli dip oltası işinizi görecektir. Tek iğneli ve gezer kurşunlu (http://www.baliktayiz.com/forum/showpost.php?p=10297&postcount=12)takımlada avcılığı yapılsa da tek bir yem kullanılması ve bu yemin ufak balıklar tarafında çabucak alınması sebebiyle yorgunluğa sebebiyet verebilir. Ben iki köstekte tavsiye etmiyorum. Gözlemlerim mırmırın iki yemi aldıktan sonra genelde üçüncü köstekte yakalandığı yönünde. O yüzden en az üç köstekli bir takım öneriyorum. Burda en önemli nokta kurşunun ilk iğneye olan uzaklığıdır. Bu uzaklık 40cm den az olmamalıdır. Bu şekilde yapılan bir düzenek size iki avantaj sağlar. ilk olarak oltanızı çekerken zemine takılmasını büyük ölçüde engeller. En önemli avantajı ise kurşunla ilk iğne arasındaki mesafenin uzun olması sizin yeminizi tabana yatmasına sebebiyet verir. Bu durumda balık yemi alıp hareket ettirdiğinde kurşunla ilk iğne arasındaki mesafeden dolayı kurşun hemen hareket etmez. Ve balık kuşunu fark ettiğinde artık çok geçtir.
Kullanılacak kurşunun ağırlığı 50 gramdan az olmamalıdır. Kurşunun şeklinin nasıl olduğunun önemi yoktur. Yukarda da bahsettiğim gibi mırmrı kıyıya doğru hareket ettiğinden dolayı sizin tasmalama yapmaya fırsatınız olmaz. Hele kamışı dikmişseniz ve elinizde tutmuyorsanız bunu zaten hiç yapamazsınız. Bu tür durumlarda balığı esas yakalayan kurşunla ilk iğne arasındaki mesafe ve kurşunun ağırlığıdır.
Misinanız asla çok gergin olmamalıdır. Tabi bu durum rüzgarlı havalarda bir dejavantaj oluşturur. Misinanın rüzgarla hareketi kamışın ucunun hareket etmesine sabebiyet verirki bu sizi yanıltır. O yüzden rüzgarlı havalarda misinanızı gergin tutabilirsiniz. Oltanın ucundaki balığın mırmır olduğunu nasıl anlarsınız? Sadece mırmır ve sargoz yakalandığında hafif bir asılış yapar ve misinanız boşalır. Çuprada ya da lidaki de de misinanız bir miktar boşalır ama öncesinde çok sert bir asılış gelir. Bu sert tipte asılış ancak ufak mırmırlarda görülür. İri mırmır çok fazla sert asılmaz hatta çoğu zaman hiç asılmaz yada size ufak balık asılmış izlenimi verir.Peki nasıl anlayacağız? Eğer iri bir mırmrı oltanızn ucundaysa genelde yemi yutmuş olur. Ve iğneyi çıkarmakla meşguldür. Asla hareket etmeyebilir. Çoğu kişi kıyıya gelinceye kadar boş geldiğini sandığı oltanın ucunsda bir mırmır görünce şaşırmıştır. Bu mırmırın siz çektikçe kıyıya doğru yüzmesinden kaynaklanır. Aslında kamışın ucu hareket eder ama hava biraz rüzgarlıysa bunu göremezsiniz. Fakat sakin havalarda yemi yutmuş bir mırmırın kamışın ucunu çok kısa frekanslarla hareket ettirdiğini çok rahatlıkla görebilirsiniz. Mırmırınız oltanızın ucundadır ve artık size çekmek kalmıştır.
Mırmrı çekerken dikkat edilecek en önemli husus kalamadırkalamanız mutlaka ama mutlaka açık olmalıdır. Unutmayın iri bir mırmır kıyıya yaklaştığında çok mücadele eder. Size doğru aheste aheste teslim olmuş şekilde gelen balık birden çılgına döner ve tam aksi istikamete gitmeye çalışır. Eğer kalamanız açık değilse veya misinanızı çok sıkı tutuyorsanız 300 gramdan sonrası büyüklükteki bir mırmır ne kadar yemi yutmuş olursa olsun misinanızı koparacak kabiliyete ve güce sahiptir. İşte bu nedenle kalamanın önemi büyüktür. Bir diğer husus ise mırmırın kıyıya yaklaştıkça bir sağa bir sola ya da sabit bir yöne doğru gitme eğiliminde olmasıdır. Eğer yanınızda başka bir olta varsa ya da kayalık veya misinanınız takılabileceği bir engel varsa dikkatli olmanızı öneririm.
Sonuç olarak yakalamasından ve çekmesinden en fazla hazzı aldığım ve oltamın ucunda gördüğümde sevindiğim nadide bir balıktır benim için mırmır. Bulunduğumuz yer itibari ile bol bulunması bizleri şanslı kılıyor. Böylelikle bu güzel balıkla daha sık karşılaşabiliyoruz. Umarım bu anlattıklarımın bir nebze olsun faydasını görürsünüz. Benim için unutulmaz balıklardan biri olan bu güzel balığın bir fotoğrafı ile son vermek istiyorum. İnşallah sizlere daha irileri de denk gelir.
http://img167.imageshack.us/img167/7196/ak3jc6hg6.jpg (http://imageshack.us)