PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bir Balıkçı Tezgahı ve Dili


Yakup ERDEM
06-01-2008, 01:27 AM
Sevgili Cahit abimizin güzel paylaşımları arasında gözüme çarpan hoş bir kare buldum.
Bir balıkçı tezgahı;

Özellikle denize uzak arkadaşlar için balıkları tanıtmak açısından ne güzel bir araç olabilir diye düşündüm, sonra başka detaylar da gözüme çarptı ya, biz ilk olarak balıkları tanımakla işe başlayalım.


http://img155.imageshack.us/img155/1369/tezgahtr8.jpg

1 - Bir tür pisi, kalkan ailesinden nispeten küçük türlerden birisi, muhtemelen Bothus podas türünden en büyüğü 45 cm olabilen, genel boyu 25-30 cm civarındaki balık. Gözleri arasındaki mesafenin büyük olmasıyla kalkandan ayrılır.

http://filaman.ifm-geomar.de/images/thumbnails/gif/tn_Bopod_m1.gif

2- Çivili Kalkan

http://filaman.ifm-geomar.de/images/thumbnails/gif/tn_Psmax_u0.gif

3- 4 ve 5-6- Kırlangıcın iki ayrı türü, ilk ikisi Trigla lucerna, aşağıdakiler Eutrigla gurnardus (tam tür adında yanılabilirim)

http://filaman.ifm-geomar.de/images/thumbnails/jpg/tn_Chluc_u2.jpghttp://filaman.ifm-geomar.de/images/thumbnails/jpg/tn_Chgur_u2.jpg

7 ve 8- Dülger balığı

http://filaman.ifm-geomar.de/images/thumbnails/jpg/tn_Zefab_u5.jpg

9, 10, 11 ve 12 - Barbun ve tekir... Hangisi olduğu fotograftan anlaşılmıyor.

13 ve 14- Dil Balığı

http://filaman.ifm-geomar.de/images/thumbnails/jpg/tn_Sosol_u5.jpg

15 ve 17 muhtemelen lipsoz, 16 ise iskorpit

http://filaman.ifm-geomar.de/images/thumbnails/jpg/tn_Scscr_u9.jpghttp://filaman.ifm-geomar.de/images/thumbnails/jpg/tn_Scpor_u6.jpg

18- Mercanlar, iki farklı tür var gibi, büyükler Kırma Mercan ( Pagellus erythrinus ) küçük uzunca olanlar yabani mercan (Pagellus acarne) (yanılma ihtimali var)

http://filaman.ifm-geomar.de/images/thumbnails/jpg/tn_Paery_u0.jpghttp://filaman.ifm-geomar.de/images/thumbnails/jpg/tn_Paaca_u3.jpg

19- yanlış görmüyorsam kaya balığı

20- Mezgit, sağ taraflarında yanlışlıkla 15 numarayı tekrar vurmuşum o Berlam yada bakalyaro balığı

21 - Fener balığı

22- yukarı sağ köşede, palamut

23- kıraça yani küçük istavrit

24- doğal, 25,26- Çiftlik levreği

27, 28 - Çiftlik Çuprası

29 ve üst sol köşe olduğu gibi ve 30 çinekop (yani yavru lüfer)

31 ve 32 iri gökkuşağı alabalığı (ikincisi dilimlenmiş)

33 - Karagöz

http://img511.imageshack.us/img511/8296/0001368gy3.jpg

NİHAT SUNAR
06-01-2008, 01:55 AM
Hocam harikasın.Sanada bu yakışırdı zaten.Cahit ağabeyimizin çektiği resim topluca bir balık ansiklobedisi olmuş.Ellerine sağlık.

baracuda_35x
06-01-2008, 04:12 AM
Cahit abime ve Yakup hocama teşekürler hoş bir çalışma olmuş :):)

orhan kucukbicmen
06-01-2008, 08:37 AM
Sevgili Yakup hocam,Cahit kardeşim,
Ellerinize sağlık,Dülger balığı yöremizde çıkıyor,
çok güzel,mulayim bir balık,burada peygamber balığı
diyorlar,insan tuttuktan sonra üzüntü duyuyor,
Sevgili hocam,sinaritin resmi yok.:)
Hoşçakalın:)

uluç
06-01-2008, 09:44 AM
Sevgili Hocam,ellerinize sağlık,her kareyi,bizlerin pek dikkat etmediği küçük bir ayrıntıyı ve en ufak bir bilgiyi bile değerlendirerek bizlere yararlı bir kaynak haline getiriyorsunuz.Öğretmenlik böyle bir şey olsa gerek.Sizin gibi değerli bir hocamızın aramızda olması,bizler için büyük bir şans.Sevgi ve sağlıcakla kalın.

Nail SARI
06-01-2008, 12:00 PM
Yakup hocam harika bir çalışma. Buna benzer tezgah fotoğrafları çekeyim ben hemen. Bu başlık altına toplayalım.

cahit
06-01-2008, 12:04 PM
Sevgili Yakup hocam,tek kelime ile bir balıkçı tezgahında bile harikalar yaratmışsınız.Aşkolsun.Bu kadar faydalı bir hale geleceğini bilseydim resmi daha geniş kapsamlı çekerdim.Fazla söze gerek yok öğretmen budur işte.

Yakup ERDEM
06-01-2008, 12:35 PM
Sevgili abeyim Bizler amatör balıkçı olarak önce balıkları tanımak zorundayız. BU bakımdan böyle güzel kareleri değerlendirmek sanırım iyi olur.
Bir Karadeniz ilinin tezgahından en fazla 4 bilemediniz 6 tür çıkar. Oysa büyük şehirler ile Ege ve Akdeniz'e kıyısı olan illerde bu sayı görüldüğü gibi çok yükselebilir.
Sayenizde bunu daha iyi görme ve dolayısıyle gösterebilme olanağımız doğdu. Size tekrar çok teşekkür ederim.

Sevgili Yakup hocam,tek kelime ile bir balıkçı tezgahında bile harikalar yaratmışsınız.Aşkolsun.Bu kadar faydalı bir hale geleceğini bilseydim resmi daha geniş kapsamlı çekerdim.Fazla söze gerek yok öğretmen budur işte.

Yılmaz
06-01-2008, 01:34 PM
Yakup hocam,ellerinize sağlık bende ne kadar çeşit dolu bir tezgah diye düşünmüş ama bir çok balığı tanıyamamışdım.Bu konudada bize yardımcı oldunuz ve bilgilendirdiniz.İyiki varsınız hocam teşekkürler..:)

erkalbayrak
06-01-2008, 01:54 PM
Yakup Hocam, tanıtım ve yorumlarınız, bilgi ve paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim, elinize sağlık.

ergenlaci
06-01-2008, 02:22 PM
yakup hocam,paylaşım için çok teşekkürler.balık tezgahını o şekil karşımda görünce kendimi bir sınava tabi tutayım bakayım dedim ve 34 çeşitten en az 28-30 unu doğru bildim,acaba sınavı geçtim mi hocam:confused::o

Yakup ERDEM
06-01-2008, 03:10 PM
Sınavı ben geçtiysem sen de geçmişsindir.
:) Bakın Azizin mesajındaki detaya... . Önce bu detay için teşekkür ederim.
Benim listede 33 madde sayılmış..
15 i tekrarlamış, mesaj içinde belirtmiştim.
Tamamını okuduğu ve gerçekten kendini kontrol ettiği nasıl da belli :) ikinci 15 i yakalamış. : ) )

yakup hocam,paylaşım için çok teşekkürler.balık tezgahını o şekil karşımda görünce kendimi bir sınava tabi tutayım bakayım dedim ve 34 çeşitten en az 28-30 unu doğru bildim,acaba sınavı geçtim mi hocam:confused::o

ergenlaci
06-01-2008, 03:32 PM
Sınavı ben geçtiysem sen de geçmişsindir.
:) Bakın Azizin mesajındaki detaya... . Önce bu detay için teşekkür ederim.
Benim listede 33 madde sayılmış..
15 i tekrarlamış, mesaj içinde belirtmiştim.
Tamamını okuduğu ve gerçekten kendini kontrol ettiği nasıl da belli :) ikinci 15 i yakalamış. : ) )

estafurullah abicim:o

John Dory
06-01-2008, 04:16 PM
Hocam 31'deki balık bana levrek gibi geldi, tam görünmüyor gerçi. Bir de 32deki dilimlenmiş balık somon değil mi? Farkını nereden anlayabiliriz?

Yakup ERDEM
06-01-2008, 05:33 PM
Somon ile alabalık arasındaki farkı yada benzerliğe sanırım daha önce değinmiştim.
Ben dilimlenmiş balık için Ordu Perşembe'de üretilmiş bir gökkuşağı alabalığı diye de tanımlama yapabilirdim :) Acaba neden?:D
31 numarada ne gökkuşağı ne de levreğe ait kesin karakterlerin hiç biri net görünmüyor.
Görebildiklerim şunlar;
Renk ve pozisyon levrek, görünebilen kafa güdüklüğü ve aşağıda net görünen levreklerin aksine kuyruk ta güdük, kafes alabalığının tüm karakterlerine sahip. Yanal çizgi hemen altındaki balığa oranla nerdeyse belirsiz...

Yalnız senden asıl beklentim "sonra başka detaylar da gözüme çarptı ya" ifademin altını dolduracak şeyler yazmandı...
Demekki forumlardan uzak kala kala melekelerini yitirdin :)

Hocam 31'deki balık bana levrek gibi geldi, tam görünmüyor gerçi. Bir de 32deki dilimlenmiş balık somon değil mi? Farkını nereden anlayabiliriz?

John Dory
06-01-2008, 08:13 PM
Hocam final zamanı hem forumdan uzak kaldım, hem de formumdan :) Kulağımı çekebilirsiniz :)
Somon ile alabalık arasındaki farkı yada benzerliğe sanırım daha önce değinmiştim.
Ben dilimlenmiş balık için Ordu Perşembe'de üretilmiş bir gökkuşağı alabalığı diye de tanımlama yapabilirdim :) Acaba neden?:D
31 numarada ne gökkuşağı ne de levreğe ait kesin karakterlerin hiç biri net görünmüyor.
Görebildiklerim şunlar;
Renk ve pozisyon levrek, görünebilen kafa güdüklüğü ve aşağıda net görünen levreklerin aksine kuyruk ta güdük, kafes alabalığının tüm karakterlerine sahip. Yanal çizgi hemen altındaki balığa oranla nerdeyse belirsiz...

Yalnız senden asıl beklentim "sonra başka detaylar da gözüme çarptı ya" ifademin altını dolduracak şeyler yazmandı...
Demekki forumlardan uzak kala kala melekelerini yitirdin :)

Mehmet Pekmezci
07-01-2008, 09:11 AM
Gözüme çarpanlar şunlar. karagözün(33) yanında dülgerin altında bir adet sargoz var. 8 Numarayı onun hemen üzerindeki ufak balığa mı yoksa sargoza mı verdiniz bilemiyorum. Ama Dülgerin hemen altındaki balığa verdiyseniz, ve dediğiniz gibi dülgerse çok yazık olmuş. Bize Ticari balıkçılıkta ağların nasıl da seçicilikten uzak olduğunu çok güzel görteriyor.

Benimde Emre gibi gökkuşağı alabalık konusunda tereddütüm var. 31 Numara bana da levrek gibi geldi. Ama daha çok minekop olabilir diye de düşünmüyor değilim hani.(Kulağımı çok çekmeyin, Emreninkini istediğiniz kadar çekebilirsiniz.:D:D)

Kırlangıçların iki türü var. 5 ve 6 numaralar eğer uçan kırlangıç balığı ise yazık olmuş diyeceğiz yine, zira bildiğim kadarı ile nesli tehlikede bir balık.

Baktıkça görüyorum. :D

13 numaranın hemen altında yanılmıyorsam bir kase temizlenmiş yada boyu ufak(çimçim) karides var bir kase. Sağda çinekopların altında yine hazırlanmış temizlenmiş midye bulunmakta. Diğer kaselerde ise sanırım lakerda tarzı hazır balık ürünleri var.

Bir de tezgahta buz yok. Belki alttaki sacın altında vardır veya soğutmalıdır bilemiyorum ama bana hiç soğutma yok gibi geldi. Hava soğuk diye belki de. Yine de buz kullanılsa daha iyi olurdu diye de düşünüyorum.

Kurtuluş
07-01-2008, 09:21 AM
Bide fiyatlar çok pahalı hocam,25ytl ye levrekmi olurmuş.:confused:

Teşekkürler,elinize sağlık.

John Dory
07-01-2008, 03:19 PM
Mehmet abi, eğer pisinin yanındakinden bahsediyorsan o da karagöz. Ben fotografta sargoz göremiyorum.
Ben hala 31 numaranın vücut şekli yüzünden levrek olduğuna inanıyorum :) Sanırım fotografta tam çıkmadığı için anlamamız pek mümkün olmayacak.
5-6 numaradaki uçan kırlangıç balığı (Dactylopterus volitans) değil
Görülen kapların hepsinde lakerda var gibime geldi. Bazılarında ışığın yansımasından dolayı tam kestirebilmek zor.

Hocam bu arada şu detayları açıklayın artık lütfen. İşi gücü bıraktım fotografın içine girdim resmen :) Ama bulamadım hala birşey.
Gözüme çarpanlar şunlar. karagözün(33) yanında dülgerin altında bir adet sargoz var. 8 Numarayı onun hemen üzerindeki ufak balığa mı yoksa sargoza mı verdiniz bilemiyorum. Ama Dülgerin hemen altındaki balığa verdiyseniz, ve dediğiniz gibi dülgerse çok yazık olmuş. Bize Ticari balıkçılıkta ağların nasıl da seçicilikten uzak olduğunu çok güzel görteriyor.

Benimde Emre gibi gökkuşağı alabalık konusunda tereddütüm var. 31 Numara bana da levrek gibi geldi. Ama daha çok minekop olabilir diye de düşünmüyor değilim hani.(Kulağımı çok çekmeyin, Emreninkini istediğiniz kadar çekebilirsiniz.:D:D)

Kırlangıçların iki türü var. 5 ve 6 numaralar eğer uçan kırlangıç balığı ise yazık olmuş diyeceğiz yine, zira bildiğim kadarı ile nesli tehlikede bir balık.

Baktıkça görüyorum. :D

13 numaranın hemen altında yanılmıyorsam bir kase temizlenmiş yada boyu ufak(çimçim) karides var bir kase. Sağda çinekopların altında yine hazırlanmış temizlenmiş midye bulunmakta. Diğer kaselerde ise sanırım lakerda tarzı hazır balık ürünleri var.

Bir de tezgahta buz yok. Belki alttaki sacın altında vardır veya soğutmalıdır bilemiyorum ama bana hiç soğutma yok gibi geldi. Hava soğuk diye belki de. Yine de buz kullanılsa daha iyi olurdu diye de düşünüyorum.

Mehmet Pekmezci
07-01-2008, 03:35 PM
Haklı olabilirsin Emre. Ama ilk bakışta göze bunlar çarptı benim. Tamam tamam rica edeyim hocama da fazla çekmesin kulağını.

Seni daha sık aramızda görmek istiyoruz Emre. Bu konudaki mükemmel gözlemciliğin ve yadsınamayacak bilginle daha çok aramızda ol.;)

Yakup ERDEM
07-01-2008, 04:05 PM
Eveeet, belli belirsiz görülen balıklar için tür tespitini zorlamaya gerek yok, o resme bakarak hiç kimse balığı tanır hale gelemez. Bu tür muhabbetler amacı saptırır :)
Kesin öğrenmek isteyen Cihangir abiye müracaat edecek, bakın konunun farkında olduğundan hiç müdahale etmedi. (Abi saygılar :))

Evet gelelim gördüğüm başka şeylere, Mehmet biraz dile getirmiş...
Önce şu fotografı bir kez daha önümüze alalım.

http://img511.imageshack.us/img511/8296/0001368gy3.jpg

İlk gördüğüm tezgahta kültür balıkları hakim.
Bu hem iyi hem de kötü bir şey...
İyi çünkü 1983 de bu mesleğe başladığımda balık yetiştiriciliğinin bu hale geleceğini hiç ama hiç kimse hayal bile edemezdi. Yılda 1000 ton üretim hedefti, şimdi onbinton kapasiteli bir sürü işletme var, 250 tondan aşağı projeler onaylanmıyor.
Kötü, çünkü keşke denizleri balıkları korusaydık ta, o zamandan bu zamana avcılık miktarı 2.5 kat arttı, 10 kat artsaydı, hiç bir balık türümüzü azaltmasa, yok etmeseydik...

İkinci olarak; herşeye rağmen tezgahta bayağı bir çeşit var, buna da şükür, inşallah daha akıllı olup artıracağız, denize her yıl milyonlarca mersin balığı, sinarit, trança, fangri, kötek, grenyüz, kılıç, orkinoz, akya, sarıkuyruk yavruları salarız.

Üçüncü olarak, maalesef balık boyları ve hatta memleketimin çarpık balıkçılığı...
Her şey bir tarafa, hala bebekleri lidaki, palaz, çinekop, kırça vs. adıyla avlamaya devam ediyoruz. Eminim o fener balığının 1.5 - 2 m boy, 50-60 kg ağırlığa kadar büyüdüğünü avlayan biliyordu.
Kırlangıçlardan sarı olanlarının en az 50 cm olması gerekir, kalkan 40 cm var mı bilmem... dizili tekirlerin 20 cm olabildiklerini, en azından yukardaki kap ile aşağıdaki kap arasındaki farkı her kes görüyordur.

Büyük dülger küçük ya, kuyruğunun dibindeki de dülgerse vah ki vah...

İyi bir şey daha var, ister lakerda ister midye olsun, işlenmiş, hele hele geleneksel yöntemlerle işlenmiş su ürürnlerinin tezgahta olması harika bir şey.

:) Yahu biz de sinekten yağ çıkartıyoruz. Artık susayım.


Hocam bu arada şu detayları açıklayın artık lütfen. İşi gücü bıraktım fotografın içine girdim resmen :) Ama bulamadım hala birşey.

natrix2
07-01-2008, 05:05 PM
Hocam emeğinize sağlık.

Yalnız merak ettiğim bir şey var. Bu tezgahlarda bulunan standart dışı balıklarla ilgili biz kimden hesap soracağız. Kime şikayette bulunacağız. Bu hafta yine bir karış kalkanları tezgahta gördüm.

Yakup ERDEM
07-01-2008, 06:31 PM
Kerim aslında zabıtadan polise herkes ilgili de, asıl merci Tarım Bakanlığı Koruma Kontrol İl Müdürlüğüdür.
Samsunda İstasyonun hemen üzerindedir. Sanıyorum rehberde telefonu vardır.

Hocam emeğinize sağlık.

Yalnız merak ettiğim bir şey var. Bu tezgahlarda bulunan standart dışı balıklarla ilgili biz kimden hesap soracağız. Kime şikayette bulunacağız. Bu hafta yine bir karış kalkanları tezgahta gördüm.

eray
07-01-2008, 08:39 PM
Cahit abinin,fotoğrafı senin eşsiz paylaşımın ve bilgilerin için teşekkürler.

Şener Ergunsü
07-01-2008, 08:41 PM
Sevgili Yakup ERDEM kardeşim yazını ilgiyle okudum ve değindiğin konular hayli ilginç zevkle okudum.Yalnız bir konuyu burada açıklamamda yarar görüyorum.Sevgili Yakup hoşgörüne sığınarak vede seni inciltmeden konuya giriyorum,Yazının bir yerinde Lekarda ve midye gibi geleneksel yöntemlerle işlenmiş balık mamüllerini tezgahlarda görmek beni mutlu ediyor demişsim.Benim Abim İstanbul Beyoğlu Balık pazarında 1959 senesinden beri balıkcılıkla iştigal etmektedir.Türkiyenin sayılı 10 işlenmiş balık üreticisinin içindedir.Lekarda ve Çiroz yapımında çeşitli dergilerden almış olduğu birincilik ödülleri mevcuttur.Abim geçtiğimiz seneye kadar kendi imalatı olan Torik,Palamut Lekerdası,Füme Torik.Palamut.Somon,Alabalık,Lipari'den Uskumru Garatosu,Kekalden Likarinos v.s Burada saymakla bitiremiyeceğim geleneksel balık işlemesini yapıp satmakta idi.Ancak Avrupa uyum yasalarına göre Tarım bakanlığı,bu tip imal edilmiş malzemenin bundan böyle açıkta satılamıyacağını ve Avrupa normlarına uygun hijyenik koşullarda ancak bu imalata izin verilebileceği bildirildi.Çok ağır şartlar içeren imalat şartları bize hayli tuzluya mal oldu.Hemen hemen dükkan baştan aşağı Avrupa şartlarına uygun hale getirildi ve imalat izni yeniden alındı Biz bu uygulamayı Türk üreticisi olarak olumlu karşıladık.Üretim izni alabilmek için defalarca denetlendik ve 1 sene sonra bu izni alabildik.Şimdi sana soruyorum canım kardeşim acaba o tezgahta gördüğümüz işlenmiş balıklar acaba Hijyen kurallarına ve Avrupa standartlarına uygun olarak imalat izni alınarakmı tezgahta satışa sunulmuştur?cevabı hemen yine ben vereyim Paketleme şeklinden anladığım kadarıyla HAYIR diyebilirim.Cümlemi şöyle bitireceğim.Bir ülkenin bakanlar kurulu şayet bir kanun çıkarıyorsa o kanunun takibini yapmalıdır.Avrupalı dostlarımıza şirin görünmek için kanun yapmamalıyız.Sirkülerde aynı Yasak koyduksa bu yasağı uygulamalıyız ve de o tezgahtaki,Yavru dülger balığına,yavru tekir balığına ve imalat ruhsatı olmadan yapılan Lekardaya ceza kesmeliyiz.Haksızmıyım,Haksız rekabet yapanlara karşı savaş açmaya .akalın sağlacakla,Hepinize sevgiler sunuyorum

Yakup ERDEM
07-01-2008, 09:16 PM
Değerli abeyim;
İşlenmiş ürünler konusundaki sevincimi bin kat daha fazla artırdınız. Çok güzel haberler verdiniz.

Sizler bu konuyu bilenler olarak, Rumların ve Levantenlerin ülkemizi terketmeleriyle, şehirlerin kozmopolitleşip karakterlerini kaybetmeleriyle paralel olarak bu tür ürünlerin imalatında büyük bir azalma olduğunu benden iyi bilirsiniz. Balıkların azalması ve küçülmesi de bu tür ürünlere darbe vurdu. Deniz kenarındaki şehirler kozmopolit oldukça, lahmacun, döner, hamburger, pizza ve pide çirozdan, lakerdadan, taramadan, havyardan daha fazla bilinir, talep edilir, tüketilir oldu.

Benim korkum bu ürünlerin yok olmasıydı.

Oysa siz çok daha sağlam temellerle geleneksel balık ürünlerimizin hala yaşatıldığını söylüyorsunuz.

Yoksa ki bir ürün tezgaha çıkıyorsa yasal mevzuata uygun olmalıdır, bu konuda hiç bir şüphe yok.

Sevgili Yakup ERDEM kardeşim yazını ilgiyle okudum ve değindiğin konular hayli ilginç zevkle okudum.Yalnız bir konuyu burada açıklamamda yarar görüyorum.Sevgili Yakup hoşgörüne sığınarak vede seni inciltmeden konuya giriyorum,Yazının bir yerinde Lekarda ve midye gibi geleneksel yöntemlerle işlenmiş balık mamüllerini tezgahlarda görmek beni mutlu ediyor demişsim.Benim Abim İstanbul Beyoğlu Balık pazarında 1959 senesinden beri balıkcılıkla iştigal etmektedir.Türkiyenin sayılı 10 işlenmiş balık üreticisinin içindedir.Lekarda ve Çiroz yapımında çeşitli dergilerden almış olduğu birincilik ödülleri mevcuttur.Abim geçtiğimiz seneye kadar kendi imalatı olan Torik,Palamut Lekerdası,Füme Torik.Palamut.Somon,Alabalık,Lipari'den Uskumru Garatosu,Kekalden Likarinos v.s Burada saymakla bitiremiyeceğim geleneksel balık işlemesini yapıp satmakta idi.Ancak Avrupa uyum yasalarına göre Tarım bakanlığı,bu tip imal edilmiş malzemenin bundan böyle açıkta satılamıyacağını ve Avrupa normlarına uygun hijyenik koşullarda ancak bu imalata izin verilebileceği bildirildi.Çok ağır şartlar içeren imalat şartları bize hayli tuzluya mal oldu.Hemen hemen dükkan baştan aşağı Avrupa şartlarına uygun hale getirildi ve imalat izni yeniden alındı Biz bu uygulamayı Türk üreticisi olarak olumlu karşıladık.Üretim izni alabilmek için defalarca denetlendik ve 1 sene sonra bu izni alabildik.Şimdi sana soruyorum canım kardeşim acaba o tezgahta gördüğümüz işlenmiş balıklar acaba Hijyen kurallarına ve Avrupa standartlarına uygun olarak imalat izni alınarakmı tezgahta satışa sunulmuştur?cevabı hemen yine ben vereyim Paketleme şeklinden anladığım kadarıyla HAYIR diyebilirim.Cümlemi şöyle bitireceğim.Bir ülkenin bakanlar kurulu şayet bir kanun çıkarıyorsa o kanunun takibini yapmalıdır.Avrupalı dostlarımıza şirin görünmek için kanun yapmamalıyız.Sirkülerde aynı Yasak koyduksa bu yasağı uygulamalıyız ve de o tezgahtaki,Yavru dülger balığına,yavru tekir balığına ve imalat ruhsatı olmadan yapılan Lekardaya ceza kesmeliyiz.Haksızmıyım,Haksız rekabet yapanlara karşı savaş açmaya .akalın sağlacakla,Hepinize sevgiler sunuyorum

natrix2
07-01-2008, 10:26 PM
Kerim aslında zabıtadan polise herkes ilgili de, asıl merci Tarım Bakanlığı Koruma Kontrol İl Müdürlüğüdür.
Samsunda İstasyonun hemen üzerindedir. Sanıyorum rehberde telefonu vardır.

:)Sevgili hocam söylediğiniz yeri çok iyi biliyorum. 2006 Ramazan aylarıydı sahil yolundaki çadır kafenin önü iyi kefal yaptı. Tabi tırıvırıyı kapan gelmişti. Ben de bahsettiğiniz arkadaşlara bir mail attım. Çok sonra cevap geldi. Özetle;araştırılmış ve trıvırı kullanımına rastlanmamış.:rolleyes:

Yakup ERDEM
07-01-2008, 10:34 PM
Samsun Koruma Kontrolün elektronik posta ile işlem yapabileceğini, elekronik postanın anlık yasa ihlallerini bildirmek için hızlı bir yol olduğunu sanmıyorum.
Bence telefon etmek daha doğrusu.
:)Sevgili hocam söylediğiniz yeri çok iyi biliyorum. 2006 Ramazan aylarıydı sahil yolundaki çadır kafenin önü iyi kefal yaptı. Tabi tırıvırıyı kapan gelmişti. Ben de bahsettiğiniz arkadaşlara bir mail attım. Çok sonra cevap geldi. Özetle;araştırılmış ve trıvırı kullanımına rastlanmamış.:rolleyes:

digi55
07-01-2008, 11:46 PM
Sevgili Yakup Hocam
Bilgi paylaşımı ve balıkçılık eğitimine değişik bir boyutta yaklaşarak çok güzel bir çalışmaya imza attığınız ve emeğiniz için size ve resmi çekerek paylaşıp buna olanak sağlayan Cahit ustaya candan teşekkürler.

o resme bakarak hiç kimse balığı tanır hale gelemez. Bu tür muhabbetler amacı saptırır
Hocam
Bu muhabbetler dersi de kaynatır belki.Ama,öğrenmenin bir yolu da merak ve tartışmadan geçmez mi :)
Ben hala 31 numaranın vücut şekli yüzünden levrek olduğuna inanıyorum
Emre Cide dostumuza katılıyorum.Kuyruk,aynen Gökkuşağı alabalığına benzemekle birlikte,solungaç kapağındaki çıkıntı Levreği(Çiftlik) andırıyor.

Bu tezgahlarda bulunan standart dışı balıklarla ilgili biz kimden hesap soracağız. Kime şikayette bulunacağız
Sv.Natrix2'nin şikayetinin benzerini ve bunu önleme yolunda kamuoyunu bilinçlendirmek ve bilgilendirmek amacıyla,Yeşil barış örgütü TV lara yansıyan ''küçük balık almayın,yemeyin'' kampanyası başlatmıştı.
Doğru bir tespitti.Alıcısı olmayanı doğal olarak balıkçı yakalamak istemeyecekti.
Ancak,kampanyada göze çarpan hata mı dersiniz,talihsizlik mi ya da işi gerçekten bilmemektenmi nedir.Bir tabağa yapıştırılmış İstavrit(hem de standart boylarda) küçük balık olarak gösteriliyordu.Hiç olmazsa,sembol de olsa uygun başka bir balık kullanılabilirdi.

Ülke gerçeklerinde şikayet mekanizması hem henüz pek benimsenmemiş ve yetkililerce de pek değerlendirmeye alınmadığı veya alınamadığı(o kadar çok nedeni var ki) için,yakın gelecekte önemli bir gelişme beklememek gerekiyor gibi görünüyor.
Sadece İstanbul'un tüm Türkiye'den beslenen seçkin balıkçı tezgahlarında değil,ülke genelinde tüm balık tezgahalrında resimdeki gibi bol çeşit dilekleriyle.
Rastgele.Saygılar

Yakup ERDEM
08-01-2008, 09:03 AM
Hoşgeldiniz Salih abi
Bu başlığı açmamdaki amacı mesajın en başında belirtmiştim. Sanırım kendimi doğru ifade edemedim.


Özellikle denize uzak arkadaşlar için balıkları tanıtmak açısından ne güzel bir araç olabilir diye düşündüm,


Sevgili Yakup Hocam
Bilgi paylaşımı ve balıkçılık eğitimine değişik bir boyutta yaklaşarak çok güzel bir çalışmaya imza attığınız ve emeğiniz için size ve resmi çekerek paylaşıp buna olanak sağlayan Cahit ustaya candan teşekkürler.


Hocam
Bu muhabbetler dersi de kaynatır belki.Ama,öğrenmenin bir yolu da merak ve tartışmadan geçmez mi :)

Emre Cide dostumuza katılıyorum.Kuyruk,aynen Gökkuşağı alabalığına benzemekle birlikte,solungaç kapağındaki çıkıntı Levreği(Çiftlik) andırıyor.


Sv.Natrix2'nin şikayetinin benzerini ve bunu önleme yolunda kamuoyunu bilinçlendirmek ve bilgilendirmek amacıyla,Yeşil barış örgütü TV lara yansıyan ''küçük balık almayın,yemeyin'' kampanyası başlatmıştı.
Doğru bir tespitti.Alıcısı olmayanı doğal olarak balıkçı yakalamak istemeyecekti.
Ancak,kampanyada göze çarpan hata mı dersiniz,talihsizlik mi ya da işi gerçekten bilmemektenmi nedir.Bir tabağa yapıştırılmış İstavrit(hem de standart boylarda) küçük balık olarak gösteriliyordu.Hiç olmazsa,sembol de olsa uygun başka bir balık kullanılabilirdi.

Ülke gerçeklerinde şikayet mekanizması hem henüz pek benimsenmemiş ve yetkililerce de pek değerlendirmeye alınmadığı veya alınamadığı(o kadar çok nedeni var ki) için,yakın gelecekte önemli bir gelişme beklememek gerekiyor gibi görünüyor.
Sadece İstanbul'un tüm Türkiye'den beslenen seçkin balıkçı tezgahlarında değil,ülke genelinde tüm balık tezgahalrında resimdeki gibi bol çeşit dilekleriyle.
Rastgele.Saygılar

Şener Ergunsü
08-01-2008, 09:43 PM
Sevgili Yakup ERDEM kardeşim,Geleneksel tarzda işlenmiş balık imalatı bir sır zanaatıdır.Benim ailem bu sanatı Rumlardan öğrenmiş olup.sırı saklamayarak onlarca kaabiliyetli usta yetiştirmiştir.Bunların herbiri kendi işlerini kurmuşlardır.Abim Tuncer ERGUNSÜ ustaların ustasıdır.Yaşı 71 dir Bize öğle zorluklar çıkarıldıki anlatamam ,Abim bir ara ruhsat almaktan vazgeçti ve mesleği bırakıp köşesine çekilmeğe karar verdi.Ancak İstanbul Tarım il müdürlüğünde görevli,Babayiğit vatansever bir görevli (ismi bende mahfus) Tuncer abi sen bu ülkenin yetiştirmiş olduğu son ustasın sana yardım etmek bizlerin görevi aksi halde bu sanat yok olacak ve Avrupa normlarına uygun üretim yapacak yabancı bir(Yunan,İtalyan,İspanyol v.b) şirket bu işi yapacak bizim gönlümüz buna razı olmaz dediler ve 1 sene sonunda kendileride sık sık denetleyerek eksiklikleri anında tespit edip telafi etmemizi sağladılar bunuda burada belirtmeyi bir görev addederim.Ben bu süre zarfında sırf abime destek olmak için 6 aya yakın dükkanın Avrupa standartlarına uygun hale getirilmesi için abime destek oldum Sivricedeki evimi bırakarak İstanbula gittim.Abim bu maddi yükün altından kalkmak için Sivrice'deki arsasını satmak zorunda kaldı.Sonuç ne ? Biz hamama girerek terledik.Ruhsatı aldık.ancak eski tas eski hamam diğerleri gene eski usül imalata devam etmekte denetliyen yok.Burası Türkiye ÖZGÜRLÜKLER ÜLKESİ.Olsun bir gün gelecek bu forma üye genç ,idealist bir kardeşimiz göreve gelecek ve bu düzensizlik sona erecek.Buna tüm kalbimle inanıyorum.

Yakup ERDEM
08-01-2008, 10:04 PM
Şener Bey, Görevli olduğum ana bilim dalının tam adı "SU ÜRÜNLERİ AVLAMA VE İŞLEME TEKNOLOJİSİ". Balık işleme teknolojisinin zorluklarını ve müteşebbisin karşılaştığı sorunları az çok biliyorum. Bu nedenle katlandığınız zahmetin bir ticari faaliyetten de öte, bir zenaat ve hatta vatan hizmeti olduğunu söyleyebilirim.
Dilerim sizler , abeyiniz yılmadan işinize devam edersiniz. Şu anda geçerli mevzuata göre Avrupa Birliği normları heryerde uygulanmak zorunda. Bir geçiş dönemindeyiz. Eski kötü alışkanlıklarımızdan biraz yavaş vaz geçiyoruz. Merdivenaltı işletmelerde üretilen ürünleri denetimsiz bir biçimde satışa sunma eninde sonunda 3-5 yıl içerisinde bitecektir. Yasa gereği bitmek zorundadır. Bu diğer et ve süt ürünleri için de aynı şekildedir.

Açıklamalarınız için teşekkür ederim. Bölümde işleme teknolojisi konusunda çalışan arkadaşlara durumdan bahsedeceğim. En azından imalat yöntemi bir yana, ürünlerin tanıtımı ve çeşitliliğini görme ve öğrenme imkanı bulur, derslerinde öğrencilerimize anlatırlar.

Sevgili Yakup ERDEM kardeşim,Geleneksel tarzda işlenmiş balık imalatı bir sır zanaatıdır.Benim ailem bu sanatı Rumlardan öğrenmiş olup.sırı saklamayarak onlarca kaabiliyetli usta yetiştirmiştir.Bunların herbiri kendi işlerini kurmuşlardır.Abim Tuncer ERGUNSÜ ustaların ustasıdır.Yaşı 71 dir Bize öğle zorluklar çıkarıldıki anlatamam ,Abim bir ara ruhsat almaktan vazgeçti ve mesleği bırakıp köşesine çekilmeğe karar verdi.Ancak İstanbul Tarım il müdürlüğünde görevli,Babayiğit vatansever bir görevli (ismi bende mahfus) Tuncer abi sen bu ülkenin yetiştirmiş olduğu son ustasın sana yardım etmek bizlerin görevi aksi halde bu sanat yok olacak ve Avrupa normlarına uygun üretim yapacak yabancı bir(Yunan,İtalyan,İspanyol v.b) şirket bu işi yapacak bizim gönlümüz buna razı olmaz dediler ve 1 sene sonunda kendileride sık sık denetleyerek eksiklikleri anında tespit edip telafi etmemizi sağladılar bunuda burada belirtmeyi bir görev addederim.Ben bu süre zarfında sırf abime destek olmak için 6 aya yakın dükkanın Avrupa standartlarına uygun hale getirilmesi için abime destek oldum Sivricedeki evimi bırakarak İstanbula gittim.Abim bu maddi yükün altından kalkmak için Sivrice'deki arsasını satmak zorunda kaldı.Sonuç ne ? Biz hamama girerek terledik.Ruhsatı aldık.ancak eski tas eski hamam diğerleri gene eski usül imalata devam etmekte denetliyen yok.Burası Türkiye ÖZGÜRLÜKLER ÜLKESİ.Olsun bir gün gelecek bu forma üye genç ,idealist bir kardeşimiz göreve gelecek ve bu düzensizlik sona erecek.Buna tüm kalbimle inanıyorum.

digi55
08-01-2008, 11:46 PM
Hoşgeldiniz Salih abi
Bu başlığı açmamdaki amacı mesajın en başında belirtmiştim. Sanırım kendimi doğru ifade edemedim.
Sevgili Hocam
Hoş bulduk.Çok tşk.ler.
Yok.Siz kendinizi çok güzel ifade etmişsiniz.Amaç ve uygulama bütünüyle mükemmel.
Sadece biz öğrencilerin biraz haylazlığına verin lütfen.
Amaç konuyu dağıtmak ya da hafife almak değil.Biraz sohbet konunun ciddiyetini değiştirmez sanırım.
Konu için son yazacağım.Tekrar ellerinize,emeğinize sağlık.Candan teşekkürlerimle.Saygılar.

Yakup ERDEM
09-01-2008, 12:22 AM
:) abi bu balıklara takanlar güya benim balık sistematiğinde en güvendiğim uşaklar olunca... mesajlarda onlaraydı. Ama heveslerini kırmamam lazım. Haklısınız .

Sevgili Hocam
Hoş bulduk.Çok tşk.ler.
Yok.Siz kendinizi çok güzel ifade etmişsiniz.Amaç ve uygulama bütünüyle mükemmel.
Sadece biz öğrencilerin biraz haylazlığına verin lütfen.
Amaç konuyu dağıtmak ya da hafife almak değil.Biraz sohbet konunun ciddiyetini değiştirmez sanırım.
Konu için son yazacağım.Tekrar ellerinize,emeğinize sağlık.Candan teşekkürlerimle.Saygılar.

Mehmet Pekmezci
09-01-2008, 12:32 AM
:) abi bu balıklara takanlar güya benim balık sistematiğinde en güvendiğim uşaklar olunca... mesajlarda onlaraydı. Ama heveslerini kırmamam lazım. Haklısınız .


Gitti kulaklar Emre:uzgun:

Şener Ergunsü
09-01-2008, 11:06 AM
Sayın Yakup ERDEM Hocam,Mensup olduğunuz bilim dalını şimdi öğrendim vede çok,çok memnun oldum,Yazımda da değindiğim gibi birgün bu siteden genç biri çıkacak vede sorunlar çözülecek.Zaten siz bu işe çoktan başlamışsınız bile.Sizi ve sizin gibi genç beyinleri candan kutluyorum.Ben ve ailem mensup olduğunuz ana bilim dalının akademisyen değilde,Ahicilikle yetişmiş olanlardanız.Kitaplardan öğrenilen uygulama ile pratik,(Klasik ) arasında çok fark var .Sayın hocam siz bunları çok daha iyi bildiğinizin bilincindeyim.Diğer bir değişle bu işin İNCELİKLERİ vardır.Demek istediğim,Öğrenci,söz gelimi Torik Balığından Lekarda yaparken,malzeme olarak Balığı bulması gerekir.Balığı buldu diyelim,acaba o balıktan Lezzetli,aromalı,tussuz,kısacası nefis bir lekarda yapabilir mi?İşin sırrını bilmesi gerekir,Sevgili Hocam detaya indiğim için beni mazur görün bende uzun seneler Istanbul Üniversitesi dahil çeşitli okullarda Öğretim görevliliği de yaptım Asker kişiliğimin yanısıra bu yüzden Eğitimcilik duygularıma hakim olamıyorum beni lütfen bağışlayın.İşin özüne geliyorum Ben ve Ailem mensup olduğunuz ana bilim dalına işin inceliklerini göstererek anlatmayı bir görev addederiz.Üniversitenizde tertip edilecek bir konferansa veya uygulamalı eğitime seve seve katılabiliriz yeterki bu işi severek öğrenmek isteyen gençlerimiz olsun.Yüksek okulu bitirmek için bu dalı seçenlerden bahsetmiyorum.Bizim ailenin son nesli abimin erkek torunu.Tahsili ise Yeditepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Mezunu işi ise BALIKCILIK.Seni çok sevdim sevgili hocam.Sende Kendimi gördüm.Sağlıcakla kalın.

Mehmet Pekmezci
09-01-2008, 11:26 AM
Komutanım, yazdıklarınızı ilgiyle takip ediyorum. Sizden bir ricam olacak. Bu geleneksel yöntemlerimizi işin sırrını açığa çıkarmayacak şekilde ama yenilebilecek, tüketilebilecek şekilde yapabileceğimiz teknikleri bizlere anlatsanız. Hem forumumuza ayrı bir değer katar hem de bizlerinde o enfes tadlardan birazcık sebeplenmemize vesile olursunuz. Bunu sizden özellikle rica ediyorum.

Örneğin liparileri füme yapıyordunuz sanırım. Yapılışını ve kullanılan malzemeleri adım adım anlatsanız fotoğraflarla destekleseniz. Yani siz de bizlere bu ürünler hakkında ders verseniz ne çok memnun oluruz bir bilseniz.:)

Yakup ERDEM
09-01-2008, 11:39 AM
Mehmet iyi düşündün, Albayımızın burada varlığı yeter, ama bizlerin bilnçlenmesine böyle bir katkı yaparsa çok daha mükemmel olacaktır.

Fakat Şener beyin açıklamaya çalıştığı gibi, çok zahmetle alınmış izinler ve kurulmuş tesislerde unutulmaya yüz tutmuş ürünleri tekrar tanıtıp pazar oluşturmak, Avrupa birliğinin övey evladı olarak öz evlatları Yunan, İtalyan ve İspanyollarla rekabet etmek gibi önemli bir zorluğun içindeler.

Özellikle balık nasıl seçilir, nasıl muhafaza edilir ve kendisinin seçtiği herhangi bir ürünün evde yapımınını anlatması muhteşem bir şey olur.

Füme işi hem kolay hem zor bir teknik. Oluşacak ürünü sevip sevmeyeceğinizi ben şimdiden tahmin edemiyorum. Zira tütsülenmiş balık bilmeyen için; "is kokan, yarı pişmiş bir ürün", ama erbabı için mükemmel bir damak tadıdır.

Ürünün seçimini Şener beyin tercihine bırakırsak daha doğru olacağı kanaatindeyim.

Komutanım, yazdıklarınızı ilgiyle takip ediyorum. Sizden bir ricam olacak. Bu geleneksel yöntemlerimizi işin sırrını açığa çıkarmayacak şekilde ama yenilebilecek, tüketilebilecek şekilde yapabileceğimiz teknikleri bizlere anlatsanız. Hem forumumuza ayrı bir değer katar hem de bizlerinde o enfes tadlardan birazcık sebeplenmemize vesile olursunuz. Bunu sizden özellikle rica ediyorum.

Örneğin liparileri füme yapıyordunuz sanırım. Yapılışını ve kullanılan malzemeleri adım adım anlatsanız fotoğraflarla destekleseniz. Yani siz de bizlere bu ürünler hakkında ders verseniz ne çok memnun oluruz bir bilseniz.:)

Mehmet Pekmezci
09-01-2008, 12:01 PM
Mehmet iyi düşündün, Albayımızın burada varlığı yeter, ama bizlerin bilnçlenmesine böyle bir katkı yaparsa çok daha mükemmel olacaktır.

Fakat Şener beyin açıklamaya çalıştığı gibi, çok zahmetle alınmış izinler ve kurulmuş tesislerde unutulmaya yüz tutmuş ürünleri tekrar tanıtıp pazar oluşturmak, Avrupa birliğinin övey evladı olarak öz evlatları Yunan, İtalyan ve İspanyollarla rekabet etmek gibi önemli bir zorluğun içindeler.

Özellikle balık nasıl seçilir, nasıl muhafaza edilir ve kendisinin seçtiği herhangi bir ürünün evde yapımınını anlatması muhteşem bir şey olur.

Füme işi hem kolay hem zor bir teknik. Oluşacak ürünü sevip sevmeyeceğinizi ben şimdiden tahmin edemiyorum. Zira tütsülenmiş balık bilmeyen için; "is kokan, yarı pişmiş bir ürün", ama erbabı için mükemmel bir damak tadıdır.

Ürünün seçimini Şener beyin tercihine bırakırsak daha doğru olacağı kanaatindeyim.


Elbette hocam. Füme aklıma gelmişti, yani tam olarak nasl bir şey rica ettiğimi anlatmak için verilmiş bir örnekti sadece.:) Umarım Komutanım bizi kırmaz.:rolleyes:

Şener Ergunsü
09-01-2008, 08:24 PM
Sevgili Pekmezci ve Erdem Kardeşlerim,Sizleri vereceğim bir misalle aydınlatmaya çalışacağım.Hani şarap eksperleri vardır,Şarabı tattıktan sonra değerini belirlerler,hatta dışarıda bunların yarışmasıda yapılır.Şarabı tattıktan sonra hangi ülkenin hangi yöresinin hangi bağının üzümünden yapıldığını bilir.Hatta daha da ileri giderek o bağın güneşe bakan yüzündenmi yoksa diğer yamadanmı toplanmış olduğuna varıncaya kadar bilir ve Şarabın değeri de böylece belirlenir.Şimdi gelelim bizim konumuza.Sıkılmadan okumaya devam ediniz lütfen,Seçilecek balıktaki detaya bakın şimdi:Sözgelimi Kefal Balığından Likorinos ( Bilmecelerde balık pastırması diye sorulur,oysa pastırmayla uzaktan yakından alakası yoktur)yapılacak, 1.Her mevsim yapılmaz,Balığın yağlı ve semiz olduğu,kasım ve aralık ayında yapılır.Yeni yılda yani yılbaşında sofraya bereket getirdiğine inanıldığı için Ülkemizde yaşayan gayrimüslümler başta olmak üzere ,bizler gibi balık kültürü olan müslüman aileler tarafından da Mart sonuna kadar tüketilir. 2.Her denizde yakalanan Kefal balığından olmaz.İçi siyah olmayan,çamur yememiş has kefaldan yapılır.3.Bu balığı her denizde rastlıyabilirsin ama hepsinden olmaz,olurda öylesine olur.Bağın güneş görmeyen yüzünden toplanan üzümden yapılan şarap gibi olur.4.Peki işin sırrı nedir? CEVAP: MARMARADA ÇEKMECE GÖLÜNDE KASIM ARALIK AYINDA yakalanan balık olacak.5.Bu da yeterli değil,Balığı Balıkhaneden almadan evvel Bir tanesini kasadan alacak ve hemen oracıkta pişireceksin balık yerken koku salmamalıdır.Bataklık kokusu olmamalıdır,Bazen olabilir,eğer yanlışlıkla böyle balık alırsan hem emeğin hemde paran denizi boylamış olur.Şimdi isterseniz önce herkezin her denizde hemen hemen aynı lezzette kolayca tedarik edebileceği.İstavrit çirozunun yapımıyla başlıyalım ama sevgili modüratörümüzden yeni bir site açmasını rica edelim,sonra sırasıyla diğer ürünlerin imaline geçeriz

Mehmet Pekmezci
09-01-2008, 09:14 PM
İstavrit çirozunun yapımıyla başlıyalım ama sevgili modüratörümüzden yeni bir site açmasını rica edelim,sonra sırasıyla diğer ürünlerin imaline geçeriz

Komutanım. Balıktayız mutfak isimli konumuzda başlayabilirsiniz. Bu linke tıkladığınızda direk olarak o foruma yönlendirileceksiniz. http://www.baliktayiz.com/forum/showthread.php?p=43188#post43188 Bizlerde yine bahsetmiş olduğum foruma bir alt başlık açalım ve isim babası da siz olun lütfen. Bizler açmış olduğunuz konuları bilahare isim babası olacağınız bu foruma taşırız. Lütfen burdan açılmasını istediğiniz-ki bence de en doğrusu bu olacak- isminin ne olduğunu belirtin ve balıktayız mutfak forumunda paylaşımlarınıza başlayın. Kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim. İnanın bizi çok mutlu ettiniz.

Herhangi bir tereddütünüzde lüfen Orhan Abi vasıtası ile benimle telefonla geçin. Elimden gelen yardımı yapacağıma şüpheniz olmasın.

Yakup ERDEM
09-01-2008, 09:15 PM
Şener abi hemen bu mesajınızı balıktayız mutfak bölümüne aktarıyorum. Lütfen oradan devam ediniz. Öğütlerinizi ve verdiğiniz bilgileri dikkatle takip ediyorum.

Mehmet kardeşim yönlendirmiş, eğer aşağıdaki linke tıklarsanız daha önceki yazdığınız iki mesajdan devam ederek yenilerini ekleyebilirsiniz.

http://www.baliktayiz.com/forum/showthread.php?p=43188#post43188

ahmetcem
03-03-2008, 02:12 PM
http://img299.imageshack.us/img299/879/1000551or1qm3.jpg

Somon ve kefalle bende katkıda bulunayım dedim :)

Yakup ERDEM
03-03-2008, 10:26 PM
Ahmet Cem, dikkat ettin mi, balık gerçekten somon muydu yoksa gökkuşağı alabalığı mı?

Bu arada balıkların şahı kalkanlar orada asılı duruyor hiç söz etmemişsin.;)



Somon ve kefalle bende katkıda bulunayım dedim :)

N@mık
03-03-2008, 10:31 PM
:confused:Ev ve işyerlerine paket serviz nasıl yapılıyor onuanlayamadım?
Çiğ mi, pişmiş mi Ahmet?:confused:

ahmetcem
03-03-2008, 10:33 PM
Ahmet Cem, dikkat ettin mi, balık gerçekten somon muydu yoksa gökkuşağı alabalığı mı?

Bu arada balıkların şahı kalkanlar orada asılı duruyor hiç söz etmemişsin.;)

ağız alışkanlığı hocam ya :) somon dur gidiyoruz :) Kalkanlar çok güzel ve tuzluydu :)

ahmetcem
03-03-2008, 10:34 PM
:confused:Ev ve işyerlerine paket serviz nasıl yapılıyor onuanlayamadım?
Çiğ mi, pişmiş mi Ahmet?:confused:

Canın balık çekti heral abi :)

Kurtuluş
03-03-2008, 10:39 PM
http://img299.imageshack.us/img299/879/1000551or1qm3.jpg

Somon ve kefalle bende katkıda bulunayım dedim :)

balıkçının reklamınıda yapmış kesin bi kalkan kapmıştır ordan ,nede olsa girişimci ruha sahip çocuk.:D:hahahaha: