PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Azalan ve Çoğalan Türler ve Doğanın Etkisi?


Kurtuluş
01-11-2007, 12:47 AM
Benim merak ettiğim konulardan biride barajlardaki balıkların aniden azalıp çoğalması! örneğin,Derbent barajında bundan önceki yıllarda bol miktarda çıkan japon levreğinin son zamanlarda hiç olmaması,o yıllarda çok az olan sazan balığının şimdi bol miktardabulunması,oyıllarda alabalığa kaşık atan herkes mutlaka japon levreğini istemesede yakalardı,ama sonzamanlarda bir tane bile yok,birden kayboldu.O yıllarda kimse sazana olta atmazken,bu yaz herkes sazancı oldu.Nasıl oluyorkidaha bir ikiyıl önce bol olan balıklar çok azalıp,(yok diyemiyorum) az olanlarında çoğalması! Diyebilirsinizki baskın olanbir tür çoğalırken,diğeri azalabilir.Evet olabilir ama benim merak ettiğim bu denğe bir anda nasıl değişebiliyor!.Bu konuda bilgisi olan arkadaşlardan ğörüşlerini rica ediyorum.:)rast gele.

Yakup ERDEM
01-11-2007, 09:43 AM
Kurtuluş gerçekten önemli bir konuya işaret etmişsin.
Kerim de doğru yönden yaklaşmış;

Bir doğal kaynaktaki türlerin nüfusu iklimsel ve su kalitesiyle ilgili etkileri bir tarafa koyarsak genel olarak av - avcı denklemine bağlıdır.
Bu denklem basit bir denklem değildir.
Su ortamında;
Bitkisel Plankton >> Hayvansal Plankton >> Süzücü Küçük Balıklar >> Büyük Balıklar >> Avcı Balıklar >> İnsan
şeklinde bir pramit oluşur.

Baraj yapıldıktan sonra ilk olarak Kızılırmağın doğal türleri çoğaldı (sazangiller).
Sazangiller bu yeni geniş alanda üremeye başlayınca etraf yavru balıkla doldu.
Daha sonra yavru balıkla beslenen Tatlısu Levreği çoğaldı.
Yapay müdahale sayılabilecek, kaçak gökkuşağı alabalıklar, bu sürece Tatlısı Levreğinin yemine ve yaşam alanına ortak olarak katıldı.
Balıkçılar sazan ağı yerine levrek avlayabilen sık gözlü ağlar kullanmaya başladı ve tatlısu levreği giderek azaldı.
Rahat kalan sazanlar av yasaklarının (ticari) da takibiyle çoğaldı.
Yeni dengede kayabalığı da önemli bir rol oynadı. Tatlısu levreğinin yumurtaları ve yeni çıkmış yavruları kayabalıkları tarafından tüketildi.
Sazanların yumurtalarını ota yapıştırmaları onların korunmasına neden oldu.

natrix2
01-11-2007, 09:47 AM
Derbentle ilgili ben bir şey söyliyemiyeceğim ama, benimde Kavağın çıkışındaki sulama göleti ile ilgili bu tür gözlemlerim var.

Gerçi yaklaşık iki yıldır oraya balığa gitmedim ama, önceleri burada bol miktarda japon levreği bulunurdu. Japon levreğinin önceden bol bulunan sazanı bitirdiği söylenirdi. Sonra söylentiye göre bu gölete birileri yayın yavrusu salmış. bundan sonrada bayağı büyük yayınlar tutan oldu. Ben de bir kaçkere yayın tuttum ama ufak olduklarından geri saldım.
Bundan sonra japon levreği giderek azaldı, neredeyse yok oldu, yerini sazan ve yayın almaya başladı. Bir arkadaşımız 13 kg lık sazan tuttu bu gölette.

Denilirki yayın, japon levreğini bitirdi ve düşmanı kalmayınca da sazan miktarı arttı. Tabii bunlar kesinliği kanıtlanmış bilimsel veriler değil, sadece gözlem ve söylentiler.

Yakup ERDEM
01-11-2007, 09:48 AM
Kurtuluş mesajın balıkçılık yönetimi konusuyla alakalı olduğundan buraya kaydırdım. Tam bu arada forum saatimiz ayarlandı, iki saat fark nedeniyle Kerimin mesajı benden önce yazıldığı halde arka sıraya düştü.
Bilginize.

Ozan
01-11-2007, 01:50 PM
yapak balık populasyonlarında sanırım bellli bir denge kurak olanaksız bir tur her zaman baskın cıkıyor oysa dogu bu dengeyi o kadar gusel olusturuyorkı sanırım bizler bu dengenin yanından bile gecemiyecegız.. :)

Kurtuluş
01-11-2007, 07:55 PM
Kurtuluş gerçekten önemli bir konuya işaret etmişsin.
Kerim de doğru yönden yaklaşmış;

Bir doğal kaynaktaki türlerin nüfusu iklimsel ve su kalitesiyle ilgili etkileri bir tarafa koyarsak genel olarak av - avcı denklemine bağlıdır.
Bu denklem basit bir denklem değildir.
Su ortamında;
Bitkisel Plankton >> Hayvansal Plankton >> Süzücü Küçük Balıklar >> Büyük Balıklar >> Avcı Balıklar >> İnsan
şeklinde bir pramit oluşur.

Baraj yapıldıktan sonra ilk olarak Kızılırmağın doğal türleri çoğaldı (sazangiller).
Sazangiller bu yeni geniş alanda üremeye başlayınca etraf yavru balıkla doldu.
Daha sonra yavru balıkla beslenen Tatlısu Levreği çoğaldı.
Yapay müdahale sayılabilecek, kaçak gökkuşağı alabalıklar, bu sürece Tatlısı Levreğinin yemine ve yaşam alanına ortak olarak katıldı.
Balıkçılar sazan ağı yerine levrek avlayabilen sık gözlü ağlar kullanmaya başladı ve tatlısu levreği giderek azaldı.
Rahat kalan sazanlar av yasaklarının (ticari) da takibiyle çoğaldı.
Yeni dengede kayabalığı da önemli bir rol oynadı. Tatlısu levreğinin yumurtaları ve yeni çıkmış yavruları kayabalıkları tarafından tüketildi.
Sazanların yumurtalarını ota yapıştırmaları onların korunmasına neden oldu.
Yakup hocam,İyi akşamlar,yıllardan beri ğözlemleyip içinden çıkamadığım bir konuydu.Doğal sürecin işleyişini çok güzel özetlemişsiniz.Olayın gelişim sürecini şimdi daha iyi kavradım.Çok teşekkür ederim.

Kurtuluş
01-11-2007, 07:57 PM
Derbentle ilgili ben bir şey söyliyemiyeceğim ama, benimde Kavağın çıkışındaki sulama göleti ile ilgili bu tür gözlemlerim var.

Gerçi yaklaşık iki yıldır oraya balığa gitmedim ama, önceleri burada bol miktarda japon levreği bulunurdu. Japon levreğinin önceden bol bulunan sazanı bitirdiği söylenirdi. Sonra söylentiye göre bu gölete birileri yayın yavrusu salmış. bundan sonrada bayağı büyük yayınlar tutan oldu. Ben de bir kaçkere yayın tuttum ama ufak olduklarından geri saldım.
Bundan sonra japon levreği giderek azaldı, neredeyse yok oldu, yerini sazan ve yayın almaya başladı. Bir arkadaşımız 13 kg lık sazan tuttu bu gölette.

Denilirki yayın, japon levreğini bitirdi ve düşmanı kalmayınca da sazan miktarı arttı. Tabii bunlar kesinliği kanıtlanmış bilimsel veriler değil, sadece gözlem ve söylentiler.
İyi akşamlar Kerim,demekki bu konuda hemfikirmişiz.:)

Ömer
01-11-2007, 09:54 PM
Azalan ve çoğalan türlerin nedenlerine, nasıllarına baktığımızda ,balıkların birbirine ettiklerinden çok, insanoğlunun balıklara ettiklerine bakmamız lazım birazda.
Derbent barajındaki gökkuşağının geçtiğimiz senelerde birden ortadan kaybolması, bence insanoğlunun doğaya müdahalesidir.(Yakup hoca nedenini araştırmıştır mutlaka)
İnsan en baskın türdür. Saygılarımla..

Yakup ERDEM
01-11-2007, 10:03 PM
Gökkuşağı alabalığı yönünden bir sorun varsa eğer, bu onun ortadan kaybolması değil, var olmasıdır.
Hatta Gökkuşağının varlığı Derbent'teki en önemli sorundur.
Çiftliklerin toplam kurulu kapasite 10 bin ton'u bulmuşi beslenme doğal kaynaklarla değil, tam bir azot ve fosfor deposu olan sunni yemlerle yapıldığından, barajın kendi kendine temizleyemiyeceği kadar organik yük kirlenmeye neden olmuştur.
Bir kaç sene önce meydana gelen toplu balık ölümlerinin nedenleri arasında Kızılırmaktan gelen kirleticilerin yanında bu çiftlikler de başı çekmektedir.
O yıl dip çamuruna bağlı yaşayan türlerde (midye, kurtçuk ve larvalar, sazan, kayabalığı) civa oranı tehlike sınırının 5 katı idi. Civa yapısı gereği hiç bir yere gidmedi hala o barajda ve yaşayan canlılarda birikmiş durumda.
Balık çiftliği gibi ekonomik faaliyetler tam anlamıyla tehlikeyi tetiklemektedir.

Azalan ve çoğalan türlerin nedenlerine, nasıllarına baktığımızda ,balıkların birbirine ettiklerinden çok, insanoğlunun balıklara ettiklerine bakmamız lazım birazda.
Derbent barajındaki gökkuşağının geçtiğimiz senelerde birden ortadan kaybolması, bence insanoğlunun doğaya müdahalesidir.(Yakup hoca nedenini araştırmıştır mutlaka)
İnsan en baskın türdür. Saygılarımla..

Ömer
01-11-2007, 10:08 PM
Barajdan tutulan balıkları yemiyelim diyorsun yani, 5 kat civa iyi rakam zannedersem.(Laf aramızda oranın balıkcıları biliyormu bunu)

Kurtuluş
01-11-2007, 10:54 PM
Yakup hocam,o zaman derbent barajında yakalanan balıklarda yüksek oranda zehirli atık varsa,ilgililer burada balık tutmayı niye yasaklamıyorlar,biz orda çok balık yakaladık ve yedikve halen amatör balıkçılk devam ediyor.Acaba sadece sazan ve türlerindemi yoksa gökkuşağı alabalığındada toksit zehir varmı?

Yakup ERDEM
01-11-2007, 11:04 PM
Şu anda tehlike yok. Ben de çok balık yedim hala yiyorum.
Ama yerken şunu düşünüyorum, yılda ortalama 5 kg balık, alınan civa miktarı azami dozun % 1 i... 10 yıl daha orada balık avlarım, ancak öldürücü dozun %10 kadar civa alırım.
Bir bukadar da orada yetiştiriln balıkları satın alarak civa yüklenirim, daha %80 lik emniyet yerinde duruyor :)

Yakup hocam,o zaman derbent barajında yakalanan balıklarda yüksek oranda zehirli atık varsa,ilgililer burada balık tutmayı niye yasaklamıyorlar,biz orda çok balık yakaladık ve yedikve halen amatör balıkçılk devam ediyor.Acaba sadece sazan ve türlerindemi yoksa gökkuşağı alabalığındada toksit zehir varmı?